Fiyat Al Randevu Al Online Sonuç
Prostat Tedavisi

Prostat Tedavisi

Prostat tedavisinde İzmirde Özel Karataş Hastanesi sizlere uzman kadrosuyla hizmet vermektedir.
Günümüzde insanların maruz kaldıkları birçok hastalık bulunmaktadır. Son yıllarda erkeklerde prostat kanseri sıklıkla görülen rahatsızlıklar arasındadır. Fakat prostat büyümesi ile prostat kanseri arasında fark vardır bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir.Peki prostat nedir?Ne gibi belirtileri vardır?Hayatımızı ne yönde etkiler tek tek inceleyelim.Prostat erkek üreme sisteminin parçası olan bir organdır. Mesanenin hemen altında ve bağırsakların ön tarafında bulunur. Başlıca fonksiyomu spermleri koruyan ve kalitesini artıran sıvıyı üretmek ve spermleri bu sıvı ile sulandırarak sağlıklı bir şekilde içersinde muhafaza etmektir. Bir diğer görevi ise sfinkster kasları ile mesanemn ağzını sıkarak idrar kaçırmamızı engellemektir. Yine sfinkster kasları sayesinde orgazm esnasında kasılmak suretiyle spermleri dışarı püskürtmektedir. Genç erkeklerde boyutu ceviz büyüklüğündedir ve idrarımızı mesaneden penise taşıyan üretranın başlangıç kısmını çepeçevre sarmaktadır. Ayrıca ereksiyonu kontrol eden sinirler prostatı çepeçevre sarmaktadır. Prostat Nedir? Prostat Ne Demek? Erkeklerde bulunan idrar kesesinin altında yer alan salgı bezine prostat denir. Normal prostat boyutları 18-20 gram arasındadır. Prostat salgı bezi sadece erkeklerde bulunmaktadır. İdrar kesesi çıkımında bulunur ve idrar yolunu sarar vaziyettedir. Prostatın idrar yolunu sardığı bölgede meni kanalı idrar yoluna açılmaktadır. Prostat Nedir? Prostat Nerede Bulunur? Prostat Ne İşe Yarar? Prostat Nedir Nasıl Olur? Prostat erkeklerin üreme sistemini bir parçasıdır. Mesanenin alt kısmında makatın önünde yerleşmiş olan bir tür bezdir. Prostat büyüklüğü yaklaşık olarak ceviz büyüklüğü kadardır. Prostatın merkezinde mesaneden idrarı boşaltmaya yarayan bir kanal bulunur. Bu kanalın adı üretradır. Cinsel boşalma olacağı zaman prostatı çevreleyen kaslar meniyi üretraya doldurur. Meni üretra boyunca penis ucuna kadar gelir ve buradan dışarıya akar. Prostatın başlıca 4 hastalığı bulunmaktadır. —Geceleri idrar yapmak üzere sık sık uyanmak —Ani ve acil idrar —İdrar başlatmada zorluk —İdrar akışında azalma ve bitirmede zorluk —İdrar yaparken zorlanma —Ağrılı ejakülasyon —İdrar ya da menide kan —Cinsel isteğin azalması —Ereksiyon problemleri

Prostat Nedir Prostat Belirtileri Nelerdir?İdrar yollarının savunmasını yapan ve meniye katılan birtakım salgılar üretir. Prostat belirli bir yaştan sonra olan değil, doğuştan itibaren tüm erkeklerde bulunan bir organdır. Belirli bir yaştan sonra prostat hormonlardaki değişimin de etkisi ile yavaş yavaş büyümeye başlar; bu büyüme tamamen fizyolojiktir. Prostat belirtilerini inceleyecek olursak;

İdrar belirtileri: İdrar yolları tıkanma derecesine göre belirtiler verir. Önceleri idrar çapı azalır ve idrar akımı yavaşlar. Ayakta veya oturarak idrar yaparken hasta ileriye doğru idrarını yapamaz. İdrar kesik kesik gelir. İdrar damlalar halinde akar. Tuvaletten dönüşte tam rahatlama yoktur. Mesanede hala idrar varmış hissi olur. İdrar gelmesi için bir miktar beklenir. İdrar yapma yavaşladığı için idrar yapma süresi uzar. Mesanede idrar kaldığı için idrar varmış gibi olur. Sık sık idrara çıkılır. İdrarda kanamalar meydana gelir. Gece idrar kalkmalar olur. Normal insan geceleyin ya idrara çıkmaz veya bir defa kalkabilir. Prostatı büyüyen hasta 3 den fazla gece idrara kalkma olur. Diğer prostat belirtileri nelerdir?

Genel Belirtiler: İdrarın tam yapılmaması sonucu böbrekler kadar varan bir idrar durgunluğu vardır. Bu nedenle bele vuran ağrılar meydana gelir. Kanda üre yükseleceği için buna bağlı belirtiler gelişir: Bulantı, kusma hali, kilo kaybı olur. İdrar kesesi çok şişecek olursa karın alt tarafında şişkin olarak ele gelir. Üzerine bastırılırsa idrar kaçırması olur. Laboratuvar bulguları: İdrarda kanama veya iltihap hücreleri görülür. Kanada üre ve kreatinin artmıştır. Röntgen Tetkiki: Düz böbrek filmi fazla bir şey göstermezse de ilaçlı film idrar kesesinin doluluğunu prostatın büyüklüğünü ve hepsinden önemlisi artık idrarı gösterir. Sistoskopi: İdrar yolundan sokulan ışıklı bir aletle idrar kanalına ve mesane içerisine bakılır. Ultrasonografi: Bu tetkikte prostatın büyüklüğünü ve artık idrarı göstermesi bakımından önemlidir. Prostatit Nasıl Tedavi Edilir? Prostat iltihabı belirtileri ortaya çıktıktan sonra tedavinin hemen yapılması gerekir. Prostatit tedavisinde son dönemlerde yapılan çalışmalar sonucunda ortaya konulan 4 temel tedavi prensibinin uygulanması önerilmektedir: 1. Antibiyotik Tedavisi Prostat iltihabı belirtileri ortaya çıktıktan sonra uzun süreli antibiyotik tedavisi uygulanır. Hasta kısa süreli antibiyotik tedavisinden ilk zamanlarda fayda görür ancak yakınmaları antibiyotiğin kesilmesi ile yeniden başlar. Bu nedenle akut ya da kronik mikrobik prostatit’te antibiyotik tedavisinin 4-6 hafta devam ettirilmesi önem taşır. 2. Alfa Reseptör Blokörleri Prostatın yol açtığı tıkanıklıkta prostat bezi yapısında yoğun olarak bulunan düz kas hücrelerinin de rol oynadığı bilinmektedir. Bu ilaçların etkisi bu düz kas hücreleri üzerine olmaktadır. Etkilerinin kısa sürede ortaya çıkması ve kullanıldığı süre içerisinde faydalı olduklarından antibiyotik tedavisinin yanında gerekli görülen hallerde kullanılabilir. 3. Spazmın Giderilmesi Özellikle kronik prostatit hastalarında hastaların genital bölgeye uygulanan sıcaktan fayda gördükleri bilinmektedir. Genital sıcak uygulaması amacı ile sıcak oturma banyosu ya da sıcak termofor uygulamaları, muhtemelen pelvik bölge kaslarında da gevşeme yaratarak etkili olmaktadır. 4. Stresin Giderilmesi Mekanizması tam olarak bilinmemekle birlikte, özellikle kronik prostatit probleminin kişinin hayatında yaşadığı stresli olaylar karşısında alevlendiği gözlemlenmektedir. Bu nedenle hastanın psikolojik desteğe de ihtiyacı olmaktadır. Bu hastalarda hastaya özellikle yakınmaların artmasına neden olabilecek faktörlerden korunma ile ilgili bilgi verilmektedir. Prostatit Nasıl Tedavi Edilir? Prostatitin tedavisinde de prostatitin hangi tipine yakalanıldığının belirlenmesi sonrasında tedavi plânı oluşturulur. Prostatın nedenleri araştırıldıktan sonra tedavi belirlenir. Akut bakteriyel prostatit de hasta antibiyotikler ile en az 2 hafta tedavi edilir. Bazı durumlarda hastayı yatırıp, damardan antibiyotik ve serum tedavisi uygulanması gerekli olabilir. Akut bakteriyel prostatit de tedavi başarısı yüzde 100’e yakındır. Bazen dirençli mikroorganizmalarla karşılaşıldığında tedavi 4 haftaya kadar devam ettirilebilir. Antibiyotik kullanımı sırasında önemli bir ayrıntı kullanım süresinin doktorunuzca belirtilen sürenin altında olmamasıdır. Belirtilerin geçmesi nedeniyle antibiyotiğin erken kesilmesi durumunda hastalık hızla yerleşerek kronik hastalık hâline gelmektedir. Bakteriyel olsun ya da olmasın bütün prostatitlerin antibiyotik tedavisinden kısmi olarak fayda gördüğü düşünülmektedir. Prostatın nedenleri tam olarak bilinmese de antibiyotikler bu duruma fayda sağlamaktadır. Antibiyotik ve alfa bloker tedavisine ek olarak enflamasyon önleyici ilaçlar prostatit tedavisinde kullanılması önerilen yöntemlerdendir. Bunlar ağrı kesicilerdir. Eklem ağrıları ve baş ağrısı gibi çeşitli durumlarda sıklıkla kullanılan, böbrek taşı ağrılarında da kullanılan ilaçlardır. Prostat Büyümesi Nedir? Benign Prostat Hiperplazisi Nedir? Prostat Belirtileri Nelerdir? Erkeklerin gelişim seyrine baktığımızda prostat iki dönemde büyüme göstermektedir. İlk olarak erken ergenlik döneminde prostat bezi büyümesi görülür. Bu dönemde prostat bezi boyutları normalin iki katı kadardır. İkinci olarak da prostat boyutları 25 yaşından sonraki dönemde büyüme gösterir. Bu büyüme daha ileri ki yaşlarda benign prostat hiperplazisi olarak adlandırılır. Benign prostat hiperplazisi adı verilen iyi huylu prostat büyümesi 40 yaşından önce erkeklerin günlük yaşamlarında sıkıntı yaşamalarına genelde sebep olmaz. Prostat hastalığı daha çok 60 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. Benign prostat çok ileri ki yaşlara gelinmediği sürece erkeklerin gündelik yaşamlarında sıkıntı yaşamalarına neden olmaz. Prostat başlangıcı daha çok 60 yaşından sonra görülmektedir. Bazı hastalarda prostat hastalıkları görülebilmektedir. Prostat büyümelerinin bir kısmı kötü sonuçlanabilir. Bazı durumlarda prostat tümörü ortaya çıkabilir.  Bu da prostat kanseri nedenleri arasındadır. Fakat iyi huylu prostat büyümesi buna neden olmaz. Prostat hiperplazisi ile prostat kanseri bir arada bulunabilir. Fakat bunlar birbirini etkilemez. Yani birbirinden kaynaklanmazlar. İki ayrı rahatsızlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Prostat Büyümesinin Nedenleri Nelerdir? Prostat Büyümesi Neden Olur? Prostat Neden Büyür? Prostat büyümesi nedenleri tam olarak bilinememektedir. Bazı bulgular elde edilmiş olmasına rağmen günümüzde kesin nedeni tam olarak anlaşılmamıştır. Prostatın nedenleri arasında yaşın ilerlemesiyle birlikte östrojen hormonunda yaşanan miktar değişikliği vardır. Prostatın sebepleri prosrat hipertrofisi oluşumundan kaynaklanmamaktadır. Yani iyi huylu prostat büyümesi ile birlikte prostat hücrelerinin büyümesi prostat sebepleri arasında görülmemektedir. Prostat büyümesi belirtileri daha çok hücre sayısının anormal artışı yani hiperplaziden kaynaklanmaktadır. Erkeklerin yaşı ilerledikçe üretranın etrafındaki bezlerde hücre sayısında anormal artış görülür. Bu anormal büyüme sonucunda burada bulunan bezler prostat bezi dokusunu dışarı doğru iter ve bu da yassılaşmaya neden olur. Daha sonra prostat bezi idrar yolu, mesane ve rektuma doğru büyüme gösterir. Bu da mesanede tıkanmaya neden olur. Buna bağlı olarak da erkekler gündelik yaşamlarında birçok sıkıntıyla karşı karşıya kalabilirler. Erkekler yaşamları boyunca testislerden erkeklik hormonu yani testosteron üretirler. Fakat eser miktarda da olsa vücutlarında östrojen hormonu da bulunur. Erkeklerin yaşı ilerledikçe kanda bulunan aktif testosteron hormonunda azalma görülür. Erkeklik hormonu azalırken kadınlık hormonu olan östrojende artma meydana gelir. Östrojen hormonunun artmasıyla birlikte bazı temel hücre gelişimleri tetiklenir. Bu da prostat belirtileri nedenleri arasındadır. Araştırmaların bir kısmı prostat neden olur sorusuna bu şekilde cevap vermektedir. Östrojen hormonun artmasıyla birlikte prostat büyümesi görülür. Prostat nedenleri arasında incelenen diğer bir teori ise testosteron hormonun aktif hali olan dihidrotestosteron (DHT) üzerine yapılan çalışmalardır. Erkeklerde yaşın ilerlemesiyle birlikte testosteron hormonunda azalma görülebilir fakat araştırmalar kandaki DHT düzeylerinin arttığını ve biriktiğini göstermektedir. Aktif halde olan bu hormon prostat hücrelerindeki gelişimi tetiklemektedir. Prostat değerleri bu şekilde yükselmektedir. Prostat büyümesinin nedeni olarak bu iki teori ortaya konulmuştur. Bazı araştırmacılara göre ise erken ergenlik döneminde ileride vücutta BPH gelişiminin oluşabilmesi için bazı kimyasal ve genetik değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimler yaşın ilerlemesiyle birlikte erkeklerde meydana gelen hormon değişikliği ile birleşince gelişimsel uyanışı tetiklemektedir. Bu da prostat bezlerinin büyümesine neden olmaktadır. Prostat büyümesi her zaman sorun oluşturacak diye bir şey yoktur. Genelde 60 ve daha üstü yaşlarda problem yaratmaktadır. Her prostat büyümesi tedavi gerektirmez. Prostat büyümesi sık görülür fakat prostat büyümesinin tedavisi her durumda yapılmaz. Prostat sadece büyüdüğü için değil prostat belirtisi ortaya çıktığı zaman ve vücuda zarar verdiği zaman tedavi uygulanır. Sonuç olarak prostat büyümesi üzerine yapılan çalışmalar devam etmektedir. Kesin olarak nedeni anlaşılamamakla birlikte ortaya teoriler konulmaktadır. Prostat büyümesinin nedeni olabilecek teoriler sağlam temellere dayanmaktadır. Yapılan uzun araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Ve bu konuyla ilgili hala araştırmalar devam etmektedir. Teknolojinin ve her alanda uygulanan yöntemlerin gelişmesiyle birlikte prostat büyümesinin de kesin nedeni ortaya çıkarılacaktır. Günümüzde birçok hastalığın nedeni ve tedavisi bilinmektedir. Prostat Hastalığı Nedir? Prostat Türleri- Çeşitleri Nelerdir? Prostat Neden Olur? Prostat erkeklerde bulunan bezlerden birisidir. Ve erkeklerin yaşı ilerledikçe prostat büyümesi gerçekleşir. Bu olağan bir durumdur. Yaş ilerledikçe nasıl ki saçlar beyazlarsa prostat büyümesi de yaşın ilerlemesinin bir sonucudur. Prostat büyümesi, prostat kanseri ve prostat iltihabı olarak üç şekilde incelenmektedir. Bunlar prostat hastalıkları olarak karşımıza çıkmaktadır. Her biri birbirinden farklı rahatsızlıklardır ve birbirlerini etkilemezler. Prostat İltihabı Nedir? Prostat iltihabı (prostatit), prostat dokusunun ve çevresindeki dokuların iltihaplanması ile ortaya çıkan durumdur. Prostatitin birkaç çeşidi vardır. Her bir tipinde değişik semptomlar ortaya çıkabilir. Prostatit, ürolojideki kronik hastalıklardan bir tanesidir ve tedavisi uzun zaman almaktadır. Prostatit hastalığının en önemli belirtisi ağrıdır. Ağrı, bazı hastalarda ileri derecede iken bazı hastalarda zaman zaman gelen ve çok sıkıntı vermeyen hafif künt bir ağrı şeklinde olabilmektedir. Hastaların çoğunluğu bu iki uç arasında bir yerlerde yer alır. Hastalık yaptığı fiziksel rahatsızlıklar kadar, hayat kalitesini düşürmesi ve hastanın psikolojik durumunu olumsuz etkilemesi nedeniyle önem kazanır. Özel Karakaş Hastanesin de bulunan Üroloji bölümünden randevu alarak uzman doktorlar tarafından kontrolleriniz yapılarak en iyi şekilde tedaviniz yapılmaktadır. Erken teşhis çok önemlidir. Prostat kanserine önlem olarak yılda 1 kere düzenli olarak kontrollerinizi yaptırmalısınız. Benign Prostat Hiperplazisi Nedir? Benign Prostat Hiperplazisi Nedir(BPH): Benign Prostat Hiperplazisi prostat bezinde oluşan iyi huylu büyümeyi tariflemektedir. Prostatın büyümesini sağlayan en önemli iki faktör yaş ve erkeklik hormonudur. Her erkekte yaşlanmakla ve hormonların etkisi ile prostat bezinde bu iyi huylu büyüme olmaktadır. 80 yaşına kadar her üç erkekten birisinde, BPH için cerrahi tedavinin uygulandığı bildirilmektedir. Benign Prostat Hiperplazisi – BPH’da hastaların ne gibi şikayetleri olur? Benign Prostat Hiperplazisi durumunda hastalar hekime genellikle gece idrara kalkma, ince ve kesik kesik idrar yapma, ıkınarak idrar yapma, idrarda çatallanma, idrara başlamada zorlanma, idrarda kanama, idrar yaptıktan sonra mesanede idrar kalması hissi, idrar kaçırma (tuvalete yetişememe veya sürekli damlama tarzında) ya da hiç idrar yapamama gibi yakınmalarla gelebilmektedir. BPH Teşhisi Nasıl Konur? Bu durumda hekim öncelikle şikayetlerinizin şiddetini anlamaya çalışacak, bu şikayetlerin başta prostat büyümesinin yol açtığı bir tıkanıklığa bağlı olup olmadığını saptayacaktır. En önemli hususlardan birisi de ileride önemi ve nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak anlatılmış olan, aynı yaş grubunda görülen ve tamamen farklı bir hastalık olan prostat kanserinin tarama testleri yapılacaktır. Şikayetlerinizin şiddetini derecelendirmek için hekim uluslararası kabul gören bir anket doldurulur. Fizik muayene ve makattan yapılan prostat muayenesi sonrası gerekli gördüğü durumlarda ileri tetkikler yapılarak kesin tanı konulur. Prostat İltihabı NedirProstatit NedirProstat nedir prostat belirtileri nelerdir? Prostat iltihabı diğer bir adıyla prostatit diğer prostat rahatsızlıklarının tam tersine gençlerde görülen bir rahatsızlıktır. Genelde cinsel yolla bulaşan mikroplardan oluşmaktadır. Erkeklerin prostat bezlerinde sperm kanalları bulunmaktadır. Bu kanallarda çeşitli sebeplerden dolayı bakteriler oluşabilmektedir. Bu kanallara yerleşen bakteriler enfeksiyonlara sebebiyet verir. Bunun sonucunda ise vücut iltihap oluşumunu gerçekleştirir. İdrar yolunda oluşan bu iltihaplanma prostat bezine bulaşır ve bu da prostatite neden olur. Erkeklerde prostatit olması onların psikolojik durumlarını etkileyebilmektedir. Bu nedenle erken tedavi edilmesi önemlidir. Kronik prostatit nedir; kronik prostatit prostat iltihabının erken tedavi edilmemesi sonucunda oluşur. Kronik prostat oluşmaması için prostat iltihabının erken fark edilmesi ve de tedavisinin yapılması gerekir. Erkeklerde cinsel hayatın başlamasıyla görülen prostat iltihabı yirmili yaşlardan sonra her yaşta görülebilmektedir. Tedavisi çok uzun sürebilmektedir. Fakat cinsel yolla bulaşan bir rahatsızlık değildir. Prostat iltihabının da çeşitleri bulunmaktadır.
  • Prostat iltihabının türleri
Bakteriyel olmayan kronik prostat iltihabı; erkeklerde çok sık görülen bir türdür. Ve prostat iltihabı herhangi bir bakteriye bağlı olmadan meydana gelir. Prostat vakalarının çok büyük bir yüzdesini oluşturur. Prostat salgısı üzerinden kesin olarak tanı konulamadığı için prostatın türünü belirlemek oldukça zordur. Prostat sıvısı üzerinden yapılan incelemelerde bakteriyel enfeksiyon kanıtı tam olarak bulunamaz. Bu nedenle prostatitin tanısı zordur. Tam olarak tedavi edilememektedir. Sadece prostatitten kaynaklana belirtilerin biraz daha rahatlaması için uygulama yapılmaktadır. Bakteriyel olmayan kronik prostat iltihabında kişiyi yoran belirtiler görülmektedir. Kişinin halsiz kalmasına sebebiyet veren prostat ağrısı üç ay veya daha uzun süre devam edebilir. Bu rahatsızlığın tetiklenmesine sebep olan bazı durumlar bulunmaktadır. Çok fazla cinsel ilişkinin yaşanması nedeniyle bazı enfeksiyonların kişiye bulaşabilir. Bu da daha çok genç erkeklerde görülür. Cinsel ilişkinin azaltılması bir çözüm olabilir. Korku ve streste neden olabilecek faktörler arasındadır. Kişinin günlük yaşamındaki stres bu hastalığa neden olabilir. Stres idrar akımını kontrol eden kasların kasılmasına neden olur. Kronik Prostatit Hastalığının tetiklediği düşünülen nedenler ; - Cinsel aktivite: Cinsel yolla bulaşan gonore, klamidya gibi bir enfeksiyonu olan, cinsel olarak aktif genç erkeklerde daha sık gelişir. Bazı erkeklerde cinsel ilişki sıklığının azaltılması iyileştirici bir faktör olabilir. - Anksiyete veya stres: Stres idrar akımını kontrol eden kasların kasılmasına neden olur. Bu kaslar, mesane ve rektumu destekleyen pelvik taban kaslarıdır. Kasılmalar, kasların düzenli gevşemelerini önler ve idrarın prostata geri dönüp, dokusunu zedelemesine neden olur. - İdrarı bitirme ve yeniden başlama: Bazı erkekler idrar yaparken sık sık durup tekrar başlarlar. İdrar akımını durdurmak üretradan geri idrar kaçışına neden olur ve bu da prostatı irrite eder. - Ağır Kaldırma: Mesane doluyken ağır kaldırma idrarın prostata geri kaçışına neden olur. - Meslek: Kamyon şoförlüğü gibi meslekler bu enfeksiyonla ilişkili olabilir. - Bazı aktiviteler: Bisiklete binme veya jogging gibi aktiviteler bezi irrite edebilir. Bu kaslar mesane ve rektumu destekler. Kasılmalar kasların düzenli olarak gevşemesini önler ve idrar prostata geri döner. Bu da prostat dokusunun zarar görmesine neden olur. Bu nedenle korku ve stresten mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Günümüz koşullarında insanların yapacakları işler çok fazladır. Ve neredeyse boş zamanları yoktur. Özellikle de iş hayatı insanların üzerinde çok fazla baskı ve stres yaratmaktadır. İşlerin yoğun olduğu dönemlerde kişilerin üzerindeki stres ilişkilere de yansımaktadır. Ve insanlar birbirlerinin stresini tetiklemektedir. Bu da kişilerin günlük yaşamlarında iş hayatından bıkmalarına neden olur. İşe giderken ayaklarınız geri gider ve strese girersiniz. Bunların yaşanması sağlığınız üzerinde oldukça etkilidir. Günümüzde birçok hastalığın temek sebebi strestir. Mümkün olduğunca stresten uzak durmalı ve kendinizi rahatlatacak aktiviteler yapmalısınız. İdrarın tutulması ve yeniden bırakılması da iltihap oluşumuna nede olabilir. Erkekler bazen idrarlarının bir kısmını yapar durur ve tekrar devam ederler. Bunu yapma oldukça sakıncalıdır. Çünkü idrar akışını durdurduğunuz zaman üretradan geriye idrar kaçışına neden olursunuz. Bu da prostatı etkiler. Bu nedenle idrarınızı bir anda yapmaya özen göstermelisiniz. İdrarınız geldiği zaman yani mesaneniz dolu iken ağır kaldırmamalısınız. Mesane doluyken ağır kaldırma idrarın prostata geri kaçmasına neden olur. Bu da prostatta iltihap oluşmasını sağlar. Bu duruma dikkat etmelisiniz. Bazı mesleklerin de prostat iltihabı oluşumunu desteklediği savunulmaktadır. Mesela şoförlükte çok uzun süre oturulduğu için iltihaplanma oluşabilmektedir. Yapılan bazı aktivitelerde iltihaplanmaya sebebiyet verir. Sürekli olarak bisiklete binmek veya jogging gibi aktiviteler yapmak rahatsızlanmanıza neden olabilir. Günlük hayatımızda yaptığımız pek çok şeyin bize zarar vereceğinin farkında değiliz aslında. Hastalıklara yakalanmamak için yaptığımız pek çok şeyi gözden geçirmeli ve araştırmalar yapmalıyız. Pek çok hastalığın neden olduğunu başımıza gelmeden araştırma gereği duymayız. Ama aslında yanlış bir tutumdur. Başımıza gelmeden önce hastalıkların neden gerçekleştiğini bilmeli ve yaşantılarımızı buna göre düzenlemeliyiz. Akut Bakteriyel Prostat İltihabı; prostatın akut iltihabı çok nadir olarak görülür fakat fazlasıyla önemlidir. birdenbire ortaya çıkan enfeksiyona birçok bakteri sebep olmaktadır. Ancak genel olarak üriner sistem ve kalın bağırsaklarda bulunan bakterilerin sebep olduğu savunulmaktadır. Akut bakteriyel prostatitin ciddi yan etkileri olabilir. İdrar yapamama ve de kan dolaşımına ekfeksiyon bulaşması bunun başlıca yan etkileridir. Prostatın akut bakteriyel iltihabında kişilerde üşüme, ateş, grip benzeri durum, idrar yaparken ağrı ve yanma, idrar yapma güçlüğü, azalmış idrar akımı, idrar yapma esnasında mesaneyi tam boşaltamama hissi, sık ve acil idrar yapma ihtiyacı, kanlı idrar, ağrılı ejakülasyon görülebilir.Bu gibi yan etkilerin oluştuğu durumlarda acil olarak doktora gitmelisiniz. Acil olarak prostatit tedavi edilmelidir. Kronik Bakteriyel Prostat İltihabı; erkeklerde bu prostatit tipine daha çok rastlanır. Üç ay veya daha fazla sürebilmektedir. Kronik bakteriyel prostat iltihabı da bakterilerin enfeksiyon yaratması nedeniyle oluşur. Belirtileri hemen ortaya çıkmaz. Hatta bazen hiç belirti göstermeyebilir. En çok görülen belirtisi idrar yolu enfeksiyonunu kronik hale gelmesidir. Nedeni tam olara bilinememektedir. Üriner sistemindeki bakteriler ya da kan enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkabilir. Prostat bezinde oluşan taşlar ve prostatta bulunan yapısal kusurlar prostatite sebebiyet verebilir. Sinsi ilerleyen bir hastalık olduğu için hemen fark edilmez. Yavaş yavaş gelişir ve akut prostat iltihabına göre şiddeti daha azdır. Sık idrara çıkma isteğine neden olur. İdrarda yanmaya neden olur. Ve de idrar yaparken zorlanmaya da neden olabilir. Akut prostatit iltihabında olduğu gibi ateş görülmez fakat cinsel isteksizlik oluşabilir. Boşalma sırasında ağrı hissedilebilir. Bağırsaklarda kişi gerilme hisseder. Makat bölgesinde ya da testislerde ağrı görülebilir. Prostatın Asemptomatik Enflamasyonu; bu prostatit genelde 20 ile 45 yaş aralığında görülmektedir. Çok az miktarda idrar yakınmaları görülür. Bu türde enfeksiyona rastlanmaz. İdrar yapma esnasında mesane boynunda fonksiyonel bozukluklar görülebilir. Prostat Tedavi Yöntemleri Yaşlanan erkeklerin en önemli problemlerinden biri olan iyi huylu prostat büyümesi (BPH)  yeni teknoloji “Plazma Kinetik TUR” yöntemi ile tedavi edilmektedir. 50 yaşın üstündeki erkeklerde ürolojik bir rahatsızlık olan prostatın büyümesine bağlı problemler kişinin konforunu bozar ve hayat kalitesini olumsuz etkiler. Prostatın büyümesine bağlı olarak daralan idrar kanalı, hastalığın temel patolojik bozukluğunu oluşturur. Prostatta büyüme 40’lı yaşlarda başlar ve genel olarak 50’li yaşlardan sonra belirti gösterir. Hastada prostatın büyümesine bağlı olarak idrara çıkma ile ilgili belirtiler ortaya çıkar. Bu durumda prostat tedavi edilmelidir. Büyümenin iyi huylu olması durumunda tedavi ilaçla başlar, , tedavisinden fayda sağlanamadığı durumlarda cerrahi yöntemler kullanılır. Açık ameliyatlar başta enfeksiyon olmak üzere bazı riskleri taşıdığından artık çok sık uygulanmamaktadır. Şu an için iyi huylu prostat büyümesinde kullanılan altın standart tedavi “TUR” diye isimlendirilen kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatlardır. TUR ameliyatları farklı şekillerde uygulanabilir. “TUR” ameliyatlarında kapalı yöntemle hastanın idrar kanalından girilir ve prostat herhangi bir enerji kaynağı kullanılarak özel geliştirilmiş aletler ile parça parça kesilerek dışarı çıkartılır. Prostata kesin çözüm ne yazık ki iltihaplanma söz konusu olduğu zaman tam olarak sağlanamamaktadır. Kronik prostatit tedavisi genelde antibiyotiklerle sağlanmaktadır. Fakat kullanılan antibiyotikler organın iç kısımlarına girememektedir.  Bu nedenle kesin olarak tedavi edilemiyor. Ama yine de şikâyetleriniz varsa doktora gitmeyi ihmal etmemelisiniz. Ve prostatit tedavisi doktorunuz tarafından teşhis konulduğu anda başlamalıdır. Prostat iltihabından şüphe ediyorsanız bununla ilgili doktora başvurmalı ve gerekli tedavilere başlamalısınız. Prostat iltihabı gerekli müdahaleler yapılmadığı zaman kişinin hayatında problemlere yol açıp kronikleşebiliyor. Bu nedenle şüphelendiğiniz durumlarda hemen doktora başvurmalısınız. Kronik Prostatit Tedavisi Kronik prostat iltihabı tedavisinde; genelde antibiyotik kullanılır. Ortalama 4 hafta boyunca bu antibiyotik tedavisi uygulanır. Hastalık tekrarlar ya da tedaviden sonuç çıkmazsa bu tedavi süresi uzatılabilir. Bunun yanında şişliği ortadan kaldırmak için ilaçlar verilir. Daha sonraları ise idrarın rahat yapılmasını sağlayacak , tedavisi uygulanabilir. Çok nadir durumlarda ise ameliyat uygulanır. Kronik prostatit tedavisi zor bir rahatsızlıktır. -Antibiyotikler: Tüm prostatit tiplerinde antibiyotikler ilk tercihtir. Bunun temelinde kültürü negatif hastaların antibiyotik tedavisine yanıt vermesi, tüm kategorilerdeki hastaların yaklaşık yarısının kinolon tedavisinden yararlanması gibi nedenler vardır. -Kas gevşeticiler: Özellikle pelvik ağrı sendromunda diazepam ve baklofenin yararlı olduğu bildirilmişse de bu konuda da yeterli çalışma yoktur. -Alfa blokerler: Zor idrar yapma şikayeti varsa bu durum üriner sistemdeki bir daralmaya/tıkanmaya bağlı olabileceği için tedavide alfa bloker ilaçları kullanılabilir. Bu ilaçlar mesane boynu ve prostatı rahatlatır. -Prostat içindeki iltihaplı salgının mekanik drenajı: Prostatit tedavisinin en eski yöntemlerinden birisi olan prostat masajı, enfeksiyona neden olabilecek konjesyonu azaltır. Yineleyen prostat masajının intraprostatik kanalları açtığı, dolaşımı düzelttiği ve antibiyotiklerin dokuya geçişini iyileştirdiği görülmektedir.     Prostatit Nedir? Prostat Enfeksiyonu Olasılığını Arttıran Risk Faktörleri Nelerdir? 1. Kişiye tıbbi nedenle sonda takılması 2. İdrar yolunun anormal bir yapıya sahip olması 3. Yakın zamanda idrar yolu iltihabı geçirmek 4. Anal yolla cinsel temas 5. Kabızlık Prostatit Problemi Olan Kişilerin Ne Gibi Yakınmaları Olur? Şikâyetler prostatitin tipine göre değişiklik gösterse de genelde görülen şikâyetler şunlardır: Ateş-titreme, sık idrara gitme, idrar yaparken yanma ve zorluk, geceleri sık idrara gitme, akıntı, kasıklarda ve anal bölgeye doğru yayılan ağrı, orgazm sonrası ağrı. Ayrıca prostatite bağlı yoğun yakınmaları olan hastalarda belli dönemlerde, örneğin peniste sertleşme bozuklukları görülebildiği ve prostatit tedavisi sonrası bu yakınmaların düzeldiği bilinmektedir. Prostatit Teşhisi Nasıl Konulur? Hastalığın tanısında ilk basamak detaylı bir öykünün alınmasıdır. Yakınmaların değerlendirilmesi ile çoğu kez tanıyı koymak mümkün olabilmektedir. Prostatın rektal (makat) yoldan parmakla muayene edilmesi ile çok değerli bilgiler elde etmek mümkündür. Bu muayene geçici bir süre rahatsızlık hissi verebilmekle birlikte, son derece basit ve zararsız bir yöntemdir. Genellikle bu aşamada prostatit tanısını koymak mümkün olabilmektedir. Bazı özel durumlarda rektal yolla prostat masajı yapmak ve idrar yolundan gelen sıvının tetkiki gerekebilir. Ayrıca bu masaj öncesi ve sonrasında ayrı ayrı idrar örnekleri alınarak da tetkik yapılması söz konusu olabilir. Prostatit Tedavisi Nasıl Yapılır? Kronik prostat iltihabı tedavisinde genelde antibiyotik kullanılır. Ortalama 5 hafta boyunca bu antibiyotik tedavisi uygulanır. Hastalık tekrarlar ya da tedaviden sonuç çıkmazsa bu tedavi süresi uzatılabilir. Bunun yanında şişliği ortadan kaldırmak için ilaçlar verilir. Daha sonraları ise idrarın rahat yapılmasını sağlayacak , tedavisi uygulanabilir. Çok nadir durumlarda ise ameliyat uygulanır. Prostatit tedavisi zor bir rahatsızlıktır. Antibiyotikler o bölgeye yeterince etki etmeyebilir. Akut prostat iltihabı tedavisinde yoğun antibiyotik tedavisi uygulanır. Ölümcül olabilen bir durum olduğundan yoğun bir bakım gerekir. En az iki hafta süreyle uygulanır. İdrar yaparken zorlanan kişilere sonda takılabilir. Damar içi , tedavisi de yapılabilir. Hastanın hayatını olumsuz etkileyen bir durum olduğundan tedavi mutlaka yapılmalıdır. Çünkü çaresi olan bir hastalıktır. Tedavi sonucunda çok büyük aşamalar kaydedilir. En azından kontrol altında tutulur. Hastaların şu durumları bilmesinde fayda vardır:
  • Cinsel ilişkiyi bırakmak gerekmez. Hasta ilişkine devam edebilir,
  • Hayatını prostat iltihabı olmadan önceki gibi devam ettirebilir,
  • Prostat kanseri oluşumuna neden olmaz,
  • Tanısı zor konulan bir hastalık olduğundan tanıyı doğru koymak önemlidir,
  • İlaçları belirtiler geçti diye bırakmamak gerekir.
  • Prostat Büyümesi Nedir?
Prostatın büyümesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Prostatın büyümesi yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan durumlardandır. Genelde 60 yaşından sonra kendini daha fazla göstermeye başlar. Prostatın büyümesi kişinin idrar kanallarına baskı yapar. Ve bu da kişilerin sağlık problemi yaşamalarına neden olur. Prostat büyümesi yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan doğal bir sonuçtur. Bu nedenle yaşlı kişilerde prostat büyümesi görülür. Prostat büyümesinin olması için kişinin yaşlanması ve de erkeklik hormonuna sahip olması gerekir. Prostat büyümesi prostat iltihabı ve prostat kanserinden bağımsızdır. Bunların hepsi birbirinden farklı hastalıklardır. Prostat büyümesi kişilerde daha çok 60 yaşından sonra sorun oluşturmaya başlar. Kişinin yaşam standardını düşürür. Prostat büyümesi erkeklerin yaşantılarının ve gelişimlerinin doğal sonucudur. İki dönemde prostat büyümesi görülür. Birincisi erken ergenlik dönemi ve ikincisi de yaşlılık dönemidir. Kişiler yaşlandıkça prostatlarında büyüme meydana gelir. Bunun nedeni tam olarak bilinmese de ortaya atılan teoriler mevcuttur.Her prostat büyümesi mutlaka tedavi edilmek zorunda değildir. Prostat tedavisi kişinin şikayetleri, hayat kalitesinin bozulma derecesi, işemenin hızı, içerde idrar kalıp kalmaması, prostatın çevre dokulara yaptığı etkileşim tedavi kararını verdirici temel bilgilerdir. Eğer hafif belirtiler var ve kişinin hayat kalitesini bozmuyorsa aktif izlem yani belli aralıklarla kişinin kontrol edilmesi yeterlidir. Kişi yardıma ihtiyaç duyuyorsa, prostat büyümesinin yaptığı şikayetleri ortadan kaldıran , tedavileri mevcuttur. Bu dönemi geçmiş ciddi şikayetler var ise, kişinin hayat kalitesi ciddi oranda etkilenmiş ise ve prostat büyümesi taş, kanama, enfeksiyon, idrarın akamayıp mesanede kalması ve böbreklere zarar vermesi durumunda cerrahi tedavi uygulanır. Ameliyatın kapalı ve açık yöntemleri vardır. Ameliyat öncesinde hasta ile görüşme yapılır öncelikle kapalı ameliyat ile operasyon gerçekleştirilir. Aksi bir durum söz konusu ise açık ameliyat ile şikayet giderilir. Prostat İltihabının Sebepleri Nelerdir? Prostat İltihabı İlaçları Nelerdir? Prostat iltihabının gerçek ve tam etkeni tıp dünyası tarafından kesin olarak belirlenebilmiş değildir. Bu konuda birçok teori mevcuttur. Bazı prostatit tipleri cinsel yolla iltihap bulaşmasına bağlanmıştır. Bu bulaşmalar sonucunda ortaya çıkan akut ya da kronik bakteriyel prostatit daha sonra prostatta kalıcı (kronik) enfeksiyon meydana getirebilmektedir. Bu tip enfeksiyonlar penis ucundan üretra vasıtasıyla prostata geçiş gösterirler. Prostat, enfeksiyon gelişimi için uygun bir zemin olan salgı bezi yapısında bir organdır. İçinde prostat sıvısı üreten çok ince kanallar vardır. Bu kanallar enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların tutunması için uygun ortam hazırlar. Bakteriyel prostatit bulaşıcı (cinsel yolla bulaşan) bir hastalık değildir. Hasta cinsel partnerine bakteriyel prostatit bulaştırmaz. Bazı durumlarda ya da bazı tıbbi müdahaleler sonrası bakteriyel prostatit gelişme riski artar. Hastaya sonda takılması ya da ürolojik bir operasyon geçirmiş olması prostatit riskini arttırmaktadır. Kronik prostatit ve kronik pelvik ağrı sendromları atipik mikroorganizmalar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bunlardan sık görülenler; klamidya mikoplazma gibi cinsel yolla bulaşan mikroorganizmalar olabilmektedir. Prostatın etrafındaki organlarda ağrı görülmesi sık rastlanan bir durumdur. Prostat etrafındaki sinirler ve kaslar boyunca ağrı yansıyan ağrı şeklinde etraf dokulara yayılır. Prostat iltihabı ilaçları hastalara geçici olarak çözüm sunmaktadır. Prostat nedir belirtileri nelerdir? Prostat Büyümesi Nasıl Engellenir? Prostat Nasıl Oluşur? Bu konu üzerine yapılan araştırmalar ortaya atılan teoriler mevcuttur. Ama kesin bir yargıya henüz ulaşılamamıştır. Prostat büyümesinin tam olarak neden kaynaklandığı bilinmediği için prostat büyümesinin önüne geçmek için bir tedavi uygulaması da henüz geliştirilmemiştir. Sadece prostat büyümesine bağlı olarak problemlerin azaltılmasına yönelik tedaviler uygulanmakta çok gerekli durumlarda prostat tedavi ameliyatları yapılmaktadır. Prostat nedir belirtileri nelerdir? Prostat Büyüklüğü Ne Kadar Olmalı? Prostat Volümü Nedir? Prostat Kaç Gramdır? Prostat büyümesi ileriki yaşlarda görülen bir rahatsızlıktır. Genellikle 40-50 yaşından sonra erkeklerde problem oluşturmaya başlar. Normal prostat boyutu ilk zamanlarda kestane boyutundadır. Genç ve erişkin erkeklerde 15 ile 20 gram ağırlığındadır. Yaş ilerledikçe prostatta büyüme olur. Çünkü prostatın yaş ilerledikçe boyutları değişir. Normal prostat ölçüleri yaşa göre değişiklik göstermektedir. Prostat ilk zamanlarda kestane büyüklüğünde iken daha sonra mandalina daha sonra da portakal büyüklüğüne ulaşabilir. Yaşı ilerlemiş olan erkeklerde prostatın büyümeye başladığı gözlemlenir. Prostat büyümesi yaşın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkan doğal bir sonuçtur. Bazı durumlarda rahatsız edici yan etkileri olabilir. Böyle durumlar görüldüğü zaman doktorlar gerekli tedavileri uygularlar. Prostat büyümesi çoğu kişide ilaçla tedavi edilebilmektedir. Her prostat büyümesinde ameliyat olacak diye bir kaide yoktur. Prostat Neden Büyür? Prostat doğuştan itibaren her erkekte bulunan ve idrar torbasının tam çıkışını çepeçevre saran bir salgı bezidir; idrar yollarının savunmasını yapar ve meniye katılan birtakım değişik salgılar üretir. Yani prostat belirli bir yaştan sonra olan değil, doğuştan itibaren tüm erkeklerde bulunan bir organdır. Belirli bir yaştan sonra prostat hormonlardaki değişimin de etkisi ile yavaş yavaş büyümeye başlar. Bu büyüme tamamen fizyolojiktir, saçlara ak düşmesi, derinin kırışması gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Prostatın büyümesi için iki şart vardır: 1-İnsanın yaşlanması 2-Erkeklik hormonunun olması Prostat neden büyür sorusunun cevabı aslında doğal bir işleyiştir. Yaşam tarzı göz önüne alınıyor Ameliyat kararı vermek için belirtilerin ne şiddette olduğu ve kişinin hayatını ne kadar etkilediği önemlidir. 60 yaşında bir insanda bunların bir kısmı var diyelim. Bu durum böbreklerine, idrar yollarına bir zarar vermiyorsa yani iltihaba vs. neden olmuyorsa burada kişiye bağlı bir durum vardır. Herkesin prostatı büyür ama gerçekte sadece bazıları ameliyat olmak zorundadır.
  • Prostat Kanseri Nedir?
Prostat kanseri prostat hastalıkları içinde incelenen bir türdür. Vücudumuzdaki hücreler belirli bir düzene bağlı olarak kontrollü şekilde çoğalırlar. Fakat bazı hücreler kontrolsüz şekilde çoğalmaktadırlar ve bunlar bir araya toplanırlar. Bu kontrolsüz çoğalan hücrelerin bir araya toplanması sonucunda tümörler oluşur. Hücre topluluğuna tümör adı verilmektedir. Bazı tümörler büyürler fakat köken adlıları dokularsa sınırlı olarak kalırlar ve başka organlara ilerlemezler. Bu tür tümörler iyi huyludur. Bunlara benign ya da selim denir. Fakat bazı tümörler hem büyürler hem de komşu organlara sıçrama eğilimi gösterirler. Bu tümörler kan ve lenf dolaşımı sayesinde farklı organlara sıçrarlar. Bu tür tümörler ise malign yani habis kötü huylu tümör olarak adlandırılır. Bu tümörler kanserli hücreleri oluşturur. Bulundukları ve gittikleri yerlerde de çoğalabilirler.  Prostat kanseri de prostat bezleri üzerinde biriken kötü huylu tümörlerin birikmesi sonucunda oluşur. Prostat kanserinde erken teşhis oldukça önemlidir. Erken teşhis edildiği sürece tedavisi yapılabilmekte ve kanserli hücreler vücuttan tam olarak atılabilmektedir. Erken teşhisin önem oldukça büyüktür. Bu nedenle hastaların kanser konusunda önceden bilgili olmalarında fayda vardır. Prostat kanseri vikipedi gibi ansiklopedik bilgi kaynaklarından ayrıntılı bir şekilde öğrenilebilir. Geç kalınan zamanlarda ise kanser hücreleri kemik dokusuna bulaşmamışsa hastalığı uyutmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Prostat kanserinin tedavisi üç şekilde yapılmaktadır. Açık, kapalı ve lazer ameliyatı olarak üç yöntem kullanılmaktadır. Prostat kanseri olan hastaların tedavileri tamamlanmış olsa bile prostat kanseri psa değeri her altı ayda bir ölçülmelidir. Sonuç olarak prostat hastalıkları üç şekilde incelenmektedir. Prostat büyümesi, prostat iltihabı ve de prostat kanseri. Bu hastalıkların her birinin ayrı ayrı tedavisi yapılmaktadır. Prostat hastalığının belirtileri birbirine benzer olsa da birbirinden farklı belirtiler de gösterebilirler. Bu nedenle prostat hastalığının belirtileri nelerdir başlığı da hastalığın türlerine göre ayrı ayrı incelenecektir. Prostat Hastalığı Belirtileri Nelerdir? Prostat Büyümesinin Belirtileri Nelerdir? Prostat Belirtisi Nelerdir? Prostat Belirtileri Nelerdir? Prostat büyümesinin belirtileri kişilerin sosyal yaşantılarını etkilemektedir. Kişiler gece boyunca sık sık idrar çıkma gereksinimi duyabilirler. Bu da onların uykusuz kalmasına neden olur. Bunun sonucunda da kişide sinirsel hastalılar görülebilir.Gece boyunca sık idrar gitmenin yanında gündüzde sık sık idrar yapma gereksinimi duyulur. Öne çıkan bu problem kişilerin sosyal yaşantısını etkiler. Kişiler gidecekleri yerde sıklıkla tuvalete gitmek zorunda kalırlar. Bu da onların rahatsız olmalarına neden olur. İdrar akışında problem olabilir. İdrar akımında yavaşlama olur. Ayakta ya da oturarak idrar yaparken hastalar ileriye doğru idrar yapmakta zorlanırlar. İdrar kesik kesik gelir. Ya da idrar damlalar halinde akar. Mesanenin tam olarak boşanmaması hissi oluşur. İdrar hemen gelmez bir süre beklemek zorunda kalabilirsiniz. İdrar yapma süresinde uzama olur. İdrarda kanama meydana gelebilir. İdrarın tam yapılamamasından kaynaklanan problemler oluşabilir. Bu problemler genelde böbrek rahatsızlıkları olarak ortaya çıkmaktadır. Böbreklerde ağrı meydana gelebilir. Bulantı, kusma ya da uyku hali oluşabilir. İdrar kesesinin çok şiştiği durumlarda hemen tuvalete gidilmediğinde uygulanacak az bir baskıda idrar kaçırması olabilir. Prostatın belirtileri arasında kilo kaybı da vardır.  Aşırı kilo kaybı prostat belirtileri arasındadır. Sırtın alt kısmında ya da cinsel bölgede ağrı hissedilebilir. Bu belirtilerin bir ya da ikisinin görülmesi durumunda doktora gitmeniz gerekir. Prostatın belirtileri genel olarak yaşın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkar.  Prostat belirtiler olarak farklı farklı incelenir. Prostat büyümesinin belirtileri ile prostat iltihabının belirtileri aynı değildir. Benzer yanları vardır ama ikisi farklı sonuçlar doğurur. Prostat nedir belirtileri nelerdir diye araştırdığınızda bu ayrıma dikkat etmeniz gerekir. Prostatın belirtileri nelerdir şeklinde araştırma yaptığınız zaman ayrımın farkına varacaksınız. Kronik Prostatit Belirtileri Nelerdir? Sık idrara çıkma kronik prostatitte de meydana gelen bir belirtidir. Bu hastalığa yakalanan kişilerde idrar yaparken ağrı ya da güçlük olabilir. Azalmış idrar akımı burada da karşımıza çıkan belirtilerdendir. Ani sıkışma hissi yaşanabilir. Rektum ya da bel bölgesinde ağrı oluşabilir. İlişki sırasında peniste batıcı bir ağrı görülebilir. Sırtın alt kısmında ya da cinsel bölgede ayrı görülebilir. Ereksiyonun zayıflaması görülebilir. Cinsel istekte azalma görülebilir. Erken ya da ağrılı boşalma olabilir. Semende kan görülmesi olur. Hafif ateş ya da kas ağrıları görülebilir. Kronik prostatit gençlerde daha çok görülen bir rahatsızlıktır. Oluşmasının çeşitli nedenleri vardır. Kronik prostatit belirtileri prostat büyümesi belirtilerinden biraz daha farklıdır. Prostat büyümesi daha çok yaşlılarda görülür. Bu belirtilerin görülmesi halinde kişilerin yaşantılarında sıkıntılar oluşabilir. Gündelik yaşantının stresine bir de bu rahatsızlığın belirtileri eklendiğinde kişilerin sosyal yaşantıları çok büyük oranda etkilenir. Kronik prostatit bazı durumlarda kesin olarak çözüme kavuşturulamamaktadır. Bu belirtilerin görülmesi durumunda doktorunuza başvurmanız önemlidir. Tedavinizi aksatmamanız gerekir. Bu belirtiler sizin yaşam kalitenizi düşürür. Ve psikolojik problemler yaşamanıza neden olabilir. Sağlığınızı her yönde etkileyebilir. Bu nedenle çözümünde gecikmemeli ve bu problemin üstesinden gelmek için elinizden geleni yapmalısınız. Bazı durumlarda prostat iltihabı belirtileri çok net görülmektedir. Bazı durumlarda ise belirtiler çok net şekilde ortaya çıkmamaktadır. Bu nedenle hafif problem yaşadığınız durumlarda bile doktora gitmeyi ertelemeyin. Prostat hastalığının kategorize edilmesinde uluslar arası standartlara göre belirlenmiş olan sorular mevcuttur. Sorulan bu sorulara göre derecelendirme yapılır. Doktora başvurduğunuzda size şu sorular sorulmaktadır:
  • İdrar yapmak için bekleme zorlanma var mı?
  • İdrar tazyiki, akış gücü eskiye oranla azaldı mı?
  • İdrarı yaparken, bitinceye kadar, kesik kesik işeme oluyor mu?
  • İdrarını yaptıktan sonra hala daha idrar kesesinde idrar kalmış, tam boşalmamış hissi oluyor mu?
  • Gece idrar yapmaya kaç kere kalkıyorsunuz?
  • Gün boyunca iki saatte bir ya da daha fazla idrara çıkma gereksinimi duyuyor musunuz?
  • İdrar yapma isteği geldiğinde, tutamama hissi, tuvalete zor yetişme, sıkıştırma sorunu yaşıyor musunuz?
Bu sorular sorulduktan sonra derecelendirme yapılır. Ve hastalığınızın tedavisinde bunlar göz önüne alınır. Prostatit Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Bakteriyel (Mikrobik) prostatit tedavi Bakteriyel prostatitlerin tedavisinin ana merkezinde antibiyotikler yer almaktadır. Florokinolonlar prostatit tedavisinde halen tercih edilen antibiyotik konumundadırlar. Bakteriyel prostatitte tedavinin belirleyicisi bir test bulunmamaktadır. Uzun süreli bir tedavi sonrası şikâyetlerin kaybolması durumunda genellikle hekimler tedaviyi sonlandırmaktadır. Ancak semptomların da eşlik ettiği bir bakteri türü varlığında, daha uzun süreli veya yüksek dozda ya da farklı bir , ile tedavi sürdürülmelidir. Akut bakteriyal prostatitte (ABP)  antibiyotik tedavi ABP (kategori I) olgularında lokal direnç gelişimi göz önünde bulundurularak ve genelde ampirik olarak antibiyotikler başlanır ve kültür antibiyogram sonuçlarına göre tedavi revize edilebilir. Risk grubundaki olguların ampirik tedavisinde cinsel yolla bulaşan hastalık etkenlerine yönelik ilaçlar seçilmelidir. Genel durumu kötü olan, sistemik bulguları sepsis lehine gelişen olgular hastanede yatırılarak tedavi edilmelidir. Tedavi başlangıcında 2 hafta gibi planlanan tedavi süresi 4 haftaya kadar uzatılabilmektedir. Kronik bakteriyel (KBP) prostatit tedavi Kronik bakteriyel (Kategori II) prostatitte tedavi kültür sonuçları çıkana kadar geciktirilebilmektedir. Antibiyotiklerden florokinolonlar %70-90 tedavi başarıları ile (direnç gelişimi söz konusu olabilse de) ilk seçilecek , olma özelliklerini korumaktadır. Genelde 4-6 haftalık bir tedavi uygulanırken altta yatan genitoüriner bir patoloji veya enfekte prostat taşları söz konusu ise bu süre daha da uzatılabilmektedir. Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir? Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir? Prostat kanserinin belirtileri bazen hiç görülmemektedir. Bazı hastalarda kanser belirtileri neredeyse hiç görülmez. Fakat bazı hastalarda ise prostat kanseri belirtileri sık ve ağrılı idrar yapma, idrarın damla damla yapılması, idrardan kan ya da iltihap gelmesi, ejakülasyonda kan ya da ağrı,ereksiyon zorluğu, bel ve kalça ağrılarıdır. Bunlar prostat kanserine has olan belirtiler değildir. Benzer belirtiler prostat büyümesi ve de prostat iltihabında da karşımıza çıkmaktadır. Bu belirtilerin görülmesi kanser olduğunuzu göstermez. Fakat bu belirtilerin herhangi biri görüldüğü zaman doktora gitmekten çekinmemelisiniz. Bir an önce doktora başvurmalı ve rahatsızlığınızın ne olduğunu öğrenmelisiniz. Unutmayın ki her türlü hastalıkta erken tanı çok önemlidir. Prostat kanseri ne kadar erken tedavi edilirse o kadar iyi sonuçlar verir. Kanserli hücrelerin başka organlara sıçramamış olması oldukça önemlidir. Prostat kanseri erken fark edilirse iyileşme ihtimali çok yüksek olan bir hastalıktır. Kanserli hücreler başka organlara zarar vermeden tedavi edilir. Vücuttan tamamen atılması sağlanır. Kanserli hücreler henüz prostat dışına yayılmamış ise prostat kanserinin iyi şekilde tedavi edilmesi mümkündür. Prostat kanserinin erken teşhis edilmesi çok büyük önem taşıdığı için belirli bir yaşı aşan erkeklerin kontrollerini düzenli aralıklarla yaptırmaları gerekir. Prostat kanseri psa değeri yüksek olduğu zaman ortaya çıkabilir. Bu nedenle erkekler özellikle de 45 yaşından sonra muayene olmalı ve düzenli olarak prostat testi yaptırmalıdır. Böylelikle henüz belirti vermemiş olan erken dönemdeki prostat kanseri anlaşılabilir. Doktor muayenesinde şüpheli bir bulguya rastlanır ise başka tetkikler istenebilir. PSA değerinin 4’ün üzerinde olması sakıncalıdır. PSA değeri dördün üzerinde olduğu zamanda başka tetkikler istenebilir. Prostat Kanserinin Erken Teşhisi Mümkün Müdür? Prostat kanserinin yavaş olarak ilerlediği bilinmektedir. Bazı durumlarda yıllarca prostat belirtisi ortaya çıkmayabilir. Hastalık erken yaşlarda görülmez 45 yaşının ardından oluşan bir rahatsızlıktır. Bu yaşı geçen insanların aralıklarla kontrol olması gerekir. Genetik durumda önemlidir. Ailesinde prostat kanseri olan insanların daha dikkatli olması gerekir. Erken teşhiste tedavi çok daha kolay olmaktadır. Prostat kanseri erken teşhis edilirse yani hastalığın evresi ilerlememişse cerrahi müdahale ile kötü huylu tümörler temizlenmektedir. Prostat belirtisi ortaya çıktığında doktora gitmek bu nedenle önemlidir. Robotik cerrahi sistemi kötü huylu tümörlerin temizlenmesinde son yıllarda sıklıkla kullanılmaktadır. Robotik cerrahi sistemi kapalı bir ameliyat tekniğidir. Hasta vücuduna robotun kollarının gireceği genişlikte delikler açılmaktadır ki bu delikler son derece küçük olmaktadır. Robotun kollarının birisinde operasyon bölgesinden 3 boyutlu on kat büyütülmüş görüntü veren kamera bulunmaktadır. Robotik cerrahide görüntü on kat büyütüldüğü için ve üç boyutlu görüntü ile derinlik sağlandığı için tümörlerin tamamı net bir biçimde gözükmektedir. Cerrah da çok daha başarılı bir operasyon gerçekleştirmektedir. Prostat Kanserinin Evreleri Nelerdir? Prostat teşhisi yapıldıktan sonraki işlem kanserin hangi evrede olduğunu teşhis etmektir. Kanserin evresini ve yayılma alanını belirlemek gerekir. Bunun için kan testi, ultrason, kemik tarama testleri, karın alt bölgesinin MR görüntüsü gibi işlemler yapılır. Kanserin prostat içinde ne durumda olduğu saptanır. Kanserin komşu organlara yayılıp yayılmadığı araştırılır. Kemik sintigrafisi ise prostat kanserinin kemik metastazlarına zarar verip vermediğinin anlaşılmasını sağlar. Prostat kanseri kemik metastazı kemik sintigrafisi ile anlaşılabilir. Akciğer ve karaciğerin görüntülenmesi de bu organlara kanserin yayılıp yayılmadığı konusunda bilgi alınmasını sağlar. Burada prostat psa düzeyi de önemlidir.  Kan psa düzeyine bakılarak kanserin ne evrede olduğu saptanmaya çalışılır. Prostat biyopsisi yapıldıktan sonra evreleme yapılır. Prostat biyopsi için iğne biyopsisi yapıldıktan sonra Gleason Puan sistemine göre sınıflandırma yapılır. Bu sınıflama 2 ile 10 arasında değerlendirilir. Bu puan dağılımı kanserin ne düzeyde agresif olduğu konusunda bilgi verir. Yüksek Gleason Puanı hızlı büyümeye işaret eder. Yayılma potansiyeli taşıyan kanser çeşidi olduğunu gösterir. Prostat kanseri evreleri dörde ayrılır.
  • Birinci Evre: Kanser prostat ile sınırlı ve prostatın bir kısmına yayılmıştır. Gleason puanı ve de psa değeri düşüktür.
  • İkinci Evre: Kanser birinci evreye oranla daha fazla ilerleme göstermiştir fakat diğer organlara yayılmamıştır hala prostat ile sınırlıdır.
  • Üçüncü Evre: Kanser prostatı saran dokulara yayılmıştır. Kanserli hücreler sperm üreten bezlere de bulaşmış olabilir.
  • Dördüncü Evre: Prostat kanserinin son evresi diğer evrelere oranla daha fazla risk içerir. Bu evrede kanser lenf bezlerine, organlara, sperm kesesine yayılmıştır.
Başka bir şekilde daha evreleme yapılmaktadır. Tümör, lenf nodülü ve uzak metastazı dikkate alınarak bir değerlendirme yapılır. Bu sınıflandırmalar şu şekildedir: Tx: Tümör varlığı değerlendirilmemiştir. T0: tümör yok T1: klinik olarak parmakla ya da görüntü ile tespit edilemeyen tümör. T1a: başka ameliyatlar sırasında saptanmış olan ve örneklerinin %5 ‘inden az olan tümör T1b: başka ameliyatlar sırasında saptanmış olan ve örneklerinin %5 ‘inden fazla olan tümör T1c: prostat muayenesi normal, prostat biyopsisinde tespit edilmiş tümör T2: tümör prostat içinde sınırlıdır ve muayenede hissedilir. T2a: prostatın bir yanının yarısından azında tümör bulunmaktadır. T2b: prostatın bir yanının yarısından fazlasında tümör bulunmaktadır. T2c: prostatın her iki lobunda tümör bulunmaktadır. T3: tümör prostat kapsülünü aşmıştır. T3a: tümör prostat kapsülünü aşmıştır. T3b: tümör prostat kanalını aşmış ve meni kanalına ulaşmıştır. T4: tümör meni kanalı dışındaki diğer organlara da ulaşmıştır. T4a: tümör mesane boynuna ulaşmıştır. T4b: tümör prostat altındaki kaslara ve pelvik tabana ulaşmıştır. Bunlar tümör ile ilgili olan sınıflamadır. Bir de lenf bezleri ile ilgili sınıflama vardır. Lenf bezleri ile ilgili olan sınıflana N ile gösterilmektedir. Nx: bölgesel ak kan bezlerinde örnekleme yapılmamıştır. N1: bölgesel lenf bezlerinde 2 cm tek bir adet lenf bezinde tümör bulunmaktadır. N2: bölgesel lenf bezlerinde 2-5 cm arasında birçok lenf bezinde tümör vardır. N3: bölgesel lenf bezlerinde 5 cm boyutunda tümör bulunmaktadır. Metastaz ile ilgili sınıflandırma ise M harfi ile gösterilmektedir. Mx: uzak organlara tümör yayılması konusundan değerlendirilmemiştir. M1: uzak organ metastazı bulunmaktadır. M1a: uzak lenf bezlerinden tümör mevcut. M1b: kemiklere sirayet etmiş tümör yayılımı bulunmaktadır. M1c: diğer organlarda tümör yayılımı bulunmaktadır. Bu sınıflandırmalara göre prostat kanseri tedavisi yapılmaktadır.Evrelerde de görülebileceği gibi kanserin ilk evrelerde olması daha az risk oluşturmaktadır. Ama kanserin fark edilmeyip ileriki evrelere gelmesi sakıncalıdır. Kanserin diğer organlara sıçraması sonucunda birçok faktör oluşabilir. Prostatit Teşhisi Nasıl Konulur? Hastalığın tanısında ilk basamak detaylı bir öykünün alınmasıdır. Yakınmaların değerlendirilmesi ile çoğu kez tanıyı koymak mümkün olabilmektedir. Prostatın rektal (makat) yoldan parmakla muayene edilmesi ile çok değerli bilgiler elde etmek mümkündür. Bu muayene geçici bir süre rahatsızlık hissi verebilmekle birlikte, son derece basit ve zararsız bir yöntemdir. Genellikle bu aşamada prostatit tanısını koymak mümkün olabilmektedir. Bazı özel durumlarda rektal yolla prostat masajı yapmak ve idrar yolundan prostat sıvısı geldiğinde bunu teste sokmak gerekebilir. Ayrıca bu masaj öncesi ve sonrasında ayrı ayrı idrar örnekleri alınarak da tetkik yapılması söz konusu olabilir. Alınan prostat sıvısı sayesinde teşhis konulabilir. Prostat Muayenesi Ağrılı Mıdır? Hayır, oldukça basit ve ağrısız bir işlemdir. Prostatit prostat kanserine yol açar mı? Kesin olmamakla birlikte olabilir, 40 yaştan sonra prostatit ve kanser aynı anda bulunabilir. En önemli nokta özellikle ailesel riski olan kişilerde prostatit tespit edilmesi halinde Total PSA ve Serbest PSA testleri ile yakın takip edilmeleri gereklidir. Prostatit nasıl tedavi edilir? Prostatit tedavisinde son dönemlerde yapılan çalışmalar sonucunda ortaya konulan 4 temel tedavi prensibinin uygulanması önerilmektedir: 1. İltihabın tedavisi 2. İdrar zorluğunun giderilmesi 3. Spazmın giderilmesi 4. Stresin giderilmesi Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir? Prostat kanseri belirtileri nelerdir? Sorusunun cevabı prostat büyümesinin belirtileri nelerdir? Sorusunun cevabıyla benzerlik göstermektedir. Prostat kanserinin belirtileri prostat büyümesinin belirtileri ile aynı denilebilir idrar yaparken yanma, gece ve gündüz sıklıkla idrara çıkma görülür. Tuvalete yetişemeden idrar kaçırma da olabilmektedir. İdrar torbasının tam olarak boşalmadığı hissi hastalarda uyanmaktadır. Boşalma esnasında ağrı ve menide kan olabilmektedir. Prostat kanseri sıklıkla uzun yıllar hiçbir belirti vermez. Belirti verdiğindeyse bazen, prostatın dışına yayılmış ve tedavi zorlaşmıştır. Bu nedenle belirti vermeden risk faktörlerine sahip kişilerin, düzenli kontrole girmeleri yararlıdır. Belirtilerse şöyle özetlenebilir:
  • Sık idrar ihtiyacı (özellikle geceleri)
  • İdrar zorluğu
  • İdrarı başlatma ve durdurmada güçlük
  • Zayıf ve kesintili idrar yapma
  • İdrar yaparken yanma ve ağrı
  • İdrar veya menide kan
  • Ağrılı boşalma
  • Ereksiyonda zorluk
  • Kalça, kasıklar ve belin alt kısmında ağrı
Prostat Kanseri Evrelemesinde Kullanılan Gleason Skor Nedir? Yapılan araştırmalar sonucunda kişide prostat kanseri olduğu anlaşıldıktan sonra kanser hücrelerinin üreme ve yayılım hızı hakkında bilgi sahibi olmak için Gleason Skor değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirme kanser hücrelerinin değişimi hakkında bilgi verir. Derecelendirme yapılır. Hücrelerdeki farklılaşma özelliklerine göre 1’den 5’e kadar olan aralıkta hücrelerin en sık görülen iki farklılık derecesi tespit edilir. Gleason skor 2 ile 10 arasında değişim gösteren bir skordur. 2 yavaş ilerleme potansiyeline sahip kanser hücrelerini ifade eder. 10 ise aşırı hızlı ilerleme ve çoğalma kapasitesine sahip kanser hücrelerini simgeler. Gleason Skor 2-4: iyi nitelikte farklılaşma gösteren kanser hücrelerini göstermektedir. Gleason Skor 5-6: orta nitelikte farklılaşma gösteren kanser hücrelerini göstermektedir. Gleason Skor 7-10: kötü nitelikte farklılaşma gösteren kanser hücrelerini göstermektedir. Gleason Skoru yüksek olan kanserli hücreler aşırı hızlı çoğalma gösterdiğinden prostat dışına yayılma ihtimalleri yüksektir. Gleason Skoru düşük olan kanserli hücreler ise daha rahat tedavi edilmekte ve tekrar çok büyük yüzde ile görülmemektedir. Prostat Muayenesi Nasıl Yapılır? Prostata Hangi Bölüm Bakar? Prostat hastalığıyla üroloji diğer adıyla bevliye bölümü ilgilenmektedir. Prostat ile ilgili belirtiler varsa ve sizi rahatsız edecek durumda ise üroloji doktorundan randevu almanız ve muayene olmanız gerekir .Prostat  muayenesi farklı şekillerde yapılabilir.İlk olarak doktor parmak ile rektal muayene diğer adıyla PRM yapılır. Bu işlem için doktor eldiven giyer ve bölgenin vazelinle yumuşatılmasını sağlayarak makattan parmakla muayene yapar. Parmak yardımı ile prostatın büyüklüğü, şekli belirlenir. Prostat kanseri muayenede sert bir şekilde hissedilir. Fakat net bir tanı koyabilmek için başka tahlillerinde yapılması gerekir. Diğer bir tanı yöntemi ise kanda prostat spesifik antijen testi yani PSA. Hastadan alınan kan örneğinde PSA değeri kontrol edilir. PSA prostat bezinde de üretilen ve kanda bulunan bir çeşit proteindir. Bu test ile prostat özgü antijen seviyeleri ölçülür. PSA değeri sadece prostat kanseri olduğu zaman yükselmez. Prostat iltihabı ya da prostat büyümesinde de PSA değerinde yükselme olur. Bu nedenle kesin olarak kanser tanısı konulmasında etkili değildir. Fakat hastalığın seyrinin izlenmesinde ve değerlerin takip edilmesinde önemli olan bir yöntemdir. Prostatın tedavisi için PSA değerlerinin bilinmesi gerekir. Tanılama da kullanılan yöntemlerden birisi de transrektal ultrasonografi diğer adıyla TRUS yöntemidir. PSA değeri kanser için kesin sonuç oluşturmadı için bu tanılama yöntemi kullanılır. Prostat görüntüsünü yansıtan bir aleti rektuma yerleştirir. Prostatın büyüklüğü şekli ve iç kısımları hakkında bilgi sahibi olmaya yarar. Prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kısımları ile ilgili detaylı bilgi verir. Bu nedenle önemli bir tanı yöntemidir. Ve daha sağlıklı sonuçlar vermektedir. Görüntüleme yöntemi ile prostat içindeki kanser oluşumu daha net görülebilmektedir. Diğer bir tanı yöntemi ise biyopsidir. Prostat Biyopsi Nasıl Yapılır? Prostat Biyopsisi Nasıl Yapılır? Prostat kanserinden kuşkulanıldığı durumlarda doktorlar iğne biyopsisi yoluyla prostat dokusu örneği alabilir. Biyopsi makattan prostat bezi içine uzatılan özel iğneler ile alınmaktadır. Bu yöntem prostat kanserinin tanısında en garanti yöntemdir. Kanserin kesin olarak teşhis edilmesinde çok etkili olan bir yöntemdir. Yapılan prostat tahlili ile prostatta bulunan kötü hücreler tespit edilebilir. Kanser tanısının konulmasında doktorlara kesin sonuç sağlayan yöntemdir. Bazı kanser hücreleri ultrason ile görülememektedir. Bu da doktorların emin olmasını engeller. Fakat biyopsi yönteminde kesin tanı konulabilir. Prostat biyopsisi prostatın her iki kanadından 6 ile 24 adet iğne ile biyopsi örneği alınarak yapılır. Ultrasonda doktor şüpheli bir bölgeye rastladıysa buradan da ayrıca biyopsi örneği alınır. İğne ile yapılan biyopsi makatın lokal anestezi ile uyuşturulması ile yapılır. Bölgesel olarak uyuşturma biyopsi için yeterlidir. Genel anestezi yöntemine gerek yoktur. Biyopsi örneği alınmadan önce hastanın 10 gün öncesine kadar kanı su

HEMEN BİLGİ AL

Kayıt işlemleri sırasında verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Ümit Tıp Hizmetleri tarafından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metni'nde verilen amaçlarla sınırlı olarak işlemesine, kayıt altına alınmasına ve muhafaza edilmesine aynı zamanda hizmet ilişkisi içerisinde olduğu üçüncü kişiler ile paylaşmasına muvafakat ediyor ve onay veriyorum.
KURUMSAL
Tüm Tıbbi Birimleri ve Uzman Kadrosuyla tam teşekküllü bir hastane olarak Kamu, SGK ve Özel Sigorta hastalarına hizmet vermekteyiz.
+90 232 441 41 70
info@karatashastanesi.com.tr
336 Sok. No:26 Karataş / Konak -İZMİR
BRANŞLARIMIZ
  • Kadın Hastalıkları ve Doğum
  • Kulak Burun Boğaz
  • Genel Cerrahi
  • Dermatoloji
  • Ortopedi ve Travmatoloji
  • Gastroenteroloji
  • Nöroloji
  • Kardiyoloji
  • Göğüs Hastalıkları
  • Psikiyatri
  • İç Hastalıkları (Dahiliye)
  • Üroloji
  • Akupunktur
  • Beslenme ve Diyet
  • Estetik ve Plastik Cerrahi
  • Radyoloji
  • Anestezi ve Reanimasyon
  • Göz Hastalıkları
  • Check Up
  • NEREDEYİZ?