Fiyat Al Randevu Al Online Sonuç
Meme Kanseri Tedavisi

Meme Kanseri Tedavisi

İzmirde meme kanseri tedavisi Karataş Hastanesinde yapılmaktadır.
Dudak çatlaması, dudaklarınızı yemeden duramama gibi rahatsızlıklar çoğu insanın başına gelebiliyor. Sizin için sorun yokmuş gibi gözükse de uzmanlar bunun çok ciddi bir durum olduğunu ve ağız kanserine yol açabileceğini söylüyor. Kurumuş, çatlamış dudaklar için dudak kremi kullanmayı bırakmalısınız. Nemlendirici her ne kadar dudaklarınıza iyi geliyor gibi gözükse de    aslında o da sağlığa çok zararlı kimyasallar içeriyor. Dudak çatlamasından sonra yıpranan hücreler, yerini yeni hücrelerle  dolduruyor. Fakat siz bu zararlı kimyasallar içeren nemlendiricileri    kullanırsanız dudaklarınızın yeni hücreler oluşmasına engel olmuş  olursunuz. Nemlendiriciyi bir alışkanlık haline getirmemeniz lazım. Dudaktaki  nemlendiriciyi sildikten sonra cildiniz tekrar yeni hücreler oluşturmaya  başlar, fakat siz dudak kremi sürmeyi bağımlılığa çevirip tekrar sürerseniz yeni hücrelerin oluşumunu engellemiş olursunuz. Bu döngü böylece devam eder ve ağız kanserine yol açabilir. Dudak çatlamasını önlemek için  doğal yöntemleri kullanabilirsiniz. Bunun için evinizde kolayca bulabileceğiniz malzemeleri karıştırarak nemlendirici yerine doğal bir krem elde edebilirsiniz.
  • 4 çay kaşığı şeker
  • 2 çay kaşığı bal
  • 1.5 çay kaşığı vazelin
  • Çok az miktarda yağ
Bu malzemelerin hepsini karıştırıp doğal bir nemlendirici elde edebilirsiniz. Gece uyurken dudaklarınıza nemlendirici uygular gibi uygulayın ve 5 dakika bekleyin. Ardından dudaklarınızı su yardımıyla durulayıp, kurulayın. Bu işlemi dilerseniz sabah kalkınca da yapabilirsiniz. Teknolojinin artmasıyla beraber hayatımızda kolaylıklar çoğaldı fakat bunun yan etkileri de hayatımızı etkilemeye başladı. Yediklerimiz kullandıklarımız çoğaldı ama ne derece sağlıklı bu tartışılır. Bunların yan etkisi olarak insanlar son zamanlarda kanser vakalarını daha çok yaşamaya başladılar. Son yıllarda kanser oranları daha da artar oldu. En sık rastlanan kanser vakalarından birisi de daha çok kadınlarda görülen meme kanseri. Meme kanseri gitgide yaygınlaşmaya başladı. Çok ileri seviye olmayan kanser türlerinden olan meme kanseri gelişen teknolojiyle birlikte iyi bir şekilde atlatılabiliyor. Tabii bu noktada meme kanseri teşhisi zaman olarak büyük önem taşıyor. Erken yapılan teşhisler hayat kurtarıyor. Bu noktada bilgilenmek ve rutin kontrolleri yaptırmak oldukça önemli.Göğüs kanseriTürkiye’de ilk zamanlarda teşhisi zor olan bir hastalıktı. Ama şu anda halk arasında mamografi dendiği zaman hemen hemen bilmeyen yoktur. 35 yaşından sonra her kadının yılda bir kez mamografi çektirmesi gerekmektedir. 35 yaşından önce önermememizin sebebi ise mamografinin sadece tanıda bulunup, tarama yapabilmesidir. Yani tam anlamıyla ne olduğu bu aletle anlaşılamayabilir. Kişi öncelikle kendisi eliyle göğsünde bir sertleşme, kitleleşme olup olmadığını muayene etmelidir. Hastaneye başvurduğunda ise öncelikle mamografi çekilir sonra gerekli görüldüğü taktirde kişiden ultrason sonuçları da istenebilir. Bu muayenelerden yeterli bilgiler alınamadığı takdirde ise meme emarı alınır. En son aşamada ise göğüsten bir parça alınması vardır. Senede bir kere yapılacak kontrol kişilerin hayatını kurtarıp, hastalığın yayılmasını önlüyor. Bu sebeple bu hastalıktan ölen kişiler oldukça azalmıştır. Erken teşhis her hastalıkta olduğu gibi, bu hastalıkta da oldukça önemli. Meme Kanseri Nedir? Meme kanseri göğüs kısmında bulunan bir çeşit kanser türüdür. Görülme sıklığı kadınlarda daha fazladır. Erkekte meme kanseri görülme olasılığı kadınlara göre daha azdır. Dünyada meme kanseri vakası gittikçe yaygınlaşmaktadır. Meme kanserini atlatmaktaki en önemli etken erken teşhis konulmasıdır. Erken teşhis konulduğunda hasta yüzde doksan olasılıkla meme kanserinden kurtulabiliyor. Meme Kanseri Evreleri Nelerdir? Meme kanserinin tedavisi yapılmadan önce doktor kanserin hangi evrede olduğunu araştırır. Toplamda 4 evre vardır ve doktorlar yaptıkları tetkikler sonucunda kanserin vücudunuzun ne kadarına yayıldığına bakarak buna karar verir. Meme kanseri çok hızlı yayılan bir kanser türü değil yaklaşık olarak 6-7 yılda 1 cm büyür tümör. Meme kanseriilk önce koltuk altındaki lenf bezlerine yayılır. İlerleyen aşamalarda ise kan yoluyla karaciğer ve de kemiklere ulaşır. Tümörün yayılımını tespit etmek evreleme yöntemine dayanır. Evreler araştırılırken TNM adlı sistem kullanılarak işlem yapılır. T harfi tümör çapını belirtir. N harfi hastalıklı koltuk altı lenf bezi sayısını ifade eder. M ise uzak yayılımın ne durumda olduğunu gösterir.  Bunlar baz alınarak kanser 4 evreye ayrılır. Erken evre hastalık birinci ve ikinci evreler anlaşılabilir. Üçüncü ve dördüncü evre daha ileri tümörlerin olduğu evrelerdir.
  • 1. Evre: Birinci evrede tümör lenf bezlerine yayılmamıştır. Ve tümörün büyüklüğü çok fazla değildir. Yaklaşık olarak 2 santim ya da 2 santimden küçüktür.
  • 2. Evre: İkinci evrenin içinde barındırdığı birçok şık bulunmaktadır. Tümör 2 santimden küçük olabilir fakat koltuk altı lenf bezlerine yayılmıştır. Tümör 2 ve 5 santim arasında bir boyuttadır ama lenf bezlerine yayılmamıştır. Tümör 2 ve 5 santim boyutundadır ve lenf bezlerine yayılmıştır. Bir durum da memede bulunan bir tümörün olmaması fakat lenf bezlerinde tümöre rastlanmasıdır. Tümörün 5 santimden büyük olduğu ve lenf bezlerine yayılmadığı durumlarda da 2. evre göz önüne alınır.
  • 3. Evre: Tümör bir tane değil birden fazla olarak koltuk altı lenf bezlerine yayılmış olabilir. Tümörün 5 santimden büyük olduğu ve lenf bezlerine yayıldığı durumlarda 3. evreye girer.
Tümör göğüs duvarına yayılmış olabilir böyle durumlar da 3. evre kanserdir. Tümör köprücük kemiği altındaki lenflere yayılmıştır ve tümör meme cildinde de bulunur.  Bu durumlar 3. evre kanserdir.
  • 4. Evre: kanser vücuttaki diğer organlara yayılmıştır. Kemikler, akciğer,karaciğer ve beyin gibi.
Meme Kanseri Çeşitleri Nelerdir? Meme kanseri türleri birçok şekilde olabilir. Hücresel özelliklere göre meme kanseritürlendirilir.  Türlerin insanların üzerindeki etkileri farklıdır. Yayılım hızları da birbirinden farklıdır.
  • Ductal Karsinoma İnsitu: bu çeşit kanserde hücreler düzensiz şekilde çoğalırlar. Meme kanallarını doldururlar ve genişletirler.  Bu türdeki kanser hücrelerinin yayılım özelliği çok düşüktür. Kanser hücresinin üzerine kireç çöker. Bu hücreler mamografide küme yapmış vaziyette küçük kireçlenmeler olarak karşımıza çıkar. Bu türde ameliyat uygulanarak kanserli hücre alınır ve genelde kemoterapiye ihtiyaç duyulmaz. Genelde radyoterapi yapılır.
  • İnvaziv Duktal Karsinom: bu türde kanserleri hücreler duvarı aşmıştır ve yayılım özelliği vardır. Zaman içinde lenf yollarına yayılabilirler. Bu tür meme kanserinin en yaygın olan türüdür. Bu tür kanser hücrelerinde genelde ele gelen bir kitle mevcuttur. Mamografi de düzensiz kireçli bir yapılanma olarak karşımıza çıkar. Bu türde de kanserojen yapının çıkarılması ve yayılım potansiyeline göre tedavi uygulanması gerekir.
  • Paget  Karsinomu: meme kanserinin en erken şekillerinden birisidir. Meme başında oluşur. Boyutu nadiren birkaç santimetreyi geçer.
  • Enflamatuar Meme Karsinomu: tümörün memedeki lenf kanallarına yayılması bu kapsamdadır. Memede ödem ısı artışı olur.
  • Miks Tümörler: Yukarıda belirttiğimiz tümörlerin birkaçı bir arada bulunabilir. Bu tür tümörler misk tümörlerdir. Ve tehlikelidir.
Meme Kanseri Nedir? Meme Kanseri Nedenleri Nelerdir? Meme kanserinin oluşumunu sağlayacak pek çok etken olabilir. Bu etkenler şu şekilde sıralanabilir. Erken adet gören bayanlarda meme kanseri görülme olasılığı vardır. Erken adet sınırı 10 yaş ve altıdır. Geç menopoza girmek kansere yakalanmanıza neden olabilir. 50 yaş ve üstünde menopoza giren bayanlarda risk vardır. Aşırı yağlı beslenmek ve çok kilolu olmak da meme kanserini tetikleyen etkenler arasındadır. Hiç doğum yapmamışsanız ya da geç doğum yapmışsanız meme kanseri olma ihtimaliniz artıyor. Bebeğinizi emzirmemek de kanseri tetikleyen etkenler arasında. Eğer göğüslerinizi standartlardan büyük ise bu da bir etken olabilir. Hormonsal değişimlerde kanser olmanıza neden olabiliyor. Ailenizde herhangi birinin meme kanseri olması sizdeki kanser olma olasılığını arttırıyor. İlk başta kanser şeklinde olmayan iyi huylu meme hastalıkları daha sonra kansere dönüşebilir. Günde iki veya daha fazla kadeh alkol kullanıyorsanız meme kanseri veya başka tür kanser olma riskiniz artıyor. Alkol kullanımı kanserde başlı başına bir neden. Her hastalın temelinde yatan en önemli neden ise stres. Günlük hayatınızdaki koşuşturmalarınız iş stresi ve üzüldüğünüz birçok şey sizin sağlığınızı etkiliyor.  İyi huylu olan meme hastalıkları yaşadığınız strese bağlı olarak kansere dönüşebiliyor. Sigara da kanserin nedenlerinden birisidir. Son yıllarda sigara kullanımı mümkün olduğunca azaltılmaya çalışıyor. Sigaranın kanser üzerindeki etkisinin azalmasını dilerim. Sigara direk olarak kanser yapmayabilir fakat kemiklere direk zararı vardır ve direnç sistemini zayıflatır. Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir? Meme Kanseri Nasıl Anlaşılır? Meme kanseri genelde bayanlar tarafından fark edilir. Çoğu hasta hastaneye göğsünde bir kitle olduğu şikâyetiyle gider. Peki, meme kanserinin belirtileri nelerdir bir inceleyelim.
  • Memenin Yanında ya da Koltukaltınızda Bulunabilecek Bir Kitle Olması
Bu kitle genelde ağrı yapmaz. Elinizle dokunduğunuzda göğsünüzde bir sertlik hissedersiniz. Çoğunlukla hastalığa bu şekilde teşhis konulur. Burada önemli olan hastanın bunu erken fark etmesidir. Bayanlarda adet döneminden önce göğüslerde oluşan kitleler vardır. Ama bu kitleler adet döneminden sonra kaybolurlar. Bu kitlelerin takibini iyi yapmak gerekir. Normalde adet döneminden sonra göğsünüzde bir yumuşama olmuyorsa ve hala göğsünüzde elinize gelen sert bir şeyler hissediyorsanız böyle bir durumda doktora gitmenizde fayda var. Çünkü en önemli meme kanseri belirtisi kitle oluşumudur. Bayanlar bu şikâyetle gittiklerinde genelde kanser olduklarını öğrenirler. Doktorların size söyledikleri kontrolleri yaptırmanız bu noktada oldukça önemlidir. Bazen bayanlar yaptırması gereken testleri önemsemeyip hep erteliyorlar. Daha sonra da bu davranışlarının cezasını çekiyorlar. Meme kanserinde erken teşhis konulması çok önemli. Bu nedenle aylı ya da yıllık yaptırmanız gereken kontrolleri aksatmadan yaptırın.
  • Meme Ucu Akıntısı
Meme başı akıntısının direk sebebi kanser olmayabilir. Ama meme başı akıntısıyla karşılaştıysanız direk doktora gidip muayene olmanızda ve mamografi çektirmenizde fayda var. Genellikle kansere bağlı olan meme akıntıları kendiliğinden olur. Eğer bu şekilde şüphelendiğiniz bir durum varsa aksatmadan ve korkmadan doktora gidin. Unutmayın artık teknoloji çok gelişti ve meme kanserleri çok rahat bir şekilde atlatılabiliyor. Bu hastalığı iyi düşünerek ve kendinize güvenerek atlatabilirsiniz.
  • Meme Ucunun Normalden Daha Fazla Hassaslaşması
Meme kanserinin belirtileri arasındadır. Göğsünüzün ucunda aşırı derecede hassaslık hissediyorsanız ve dokunduğunuzda bile ağrı duyuyorsanız bu durumun nedenini öğrenmeniz gerekir. İlla ki kanser olacağınızın net kanıtı değildir bu. Fakat yine de tedbirli olup doktora gitmelisiniz.
  • Meme Ucunun Görünümünde Değişiklik
Kanserli hücre meme ucuna yakın olması çekilme veya çukura neden olabilir. Meme ucunun içeri dönmesi bu göstergelerden birisidir. Göğsünüzde kızarıklık, ödem hissediyorsanız bu kanser belirtileri olabilir.Meme derinizin ya da memenizin ucunun pullu bir görünüm alması. Ya da kırmızılık ve şişlik olması. Göğsünüzün portakal kabuğu görünümünde olması. Bunlar meme kanseri belirtileri arasındadır. Böyle bir şikâyetiniz varsa kontrollerinizi yaptırmalısınız. Çok geç olmadan doktora gitmeli ve şikâyetlerinizi bildirmelisiniz. En yakın zamanda size çekilecek olan mamografiden sonuçlarınızı öğrenebilirsiniz.
  • Göğüs Ağrısı
Genelde meme kanseri göğüs ağrısı yapmaz. Çok nadir olarak göğüs ağrılarının sebebi meme kanseridir. Fakat yine de göğüsleriniz ağrıyorsa doktorunuza bu şikâyetinizi bildirmenizde fayda var. Meme kanseri tedavisi ne kadar erken yapılırsa o kadar iyi. Bunu asla unutmayın. Kendi sağlığınızı önemseyin ve yaptırmanız gereken testleri ertelemeyin.
  • Aksiler Lenfadenopati, koltukaltınızda lenf bezlerinde elinize gelen bir kitle varsa bu meme kanserinin belirtisi olabilir.
Meme Kanseri Nedir? Meme Kanseri Teşhisi Nasıl Yapılır? Çok erken evrede olan meme kanseri belirgin olarak kendini göstermeyebilir. Fakat erken tanı kanserlerin hepsinde tedavinin başarı oranını artırması bakımından önemlidir. Bu nedenle bayanların meme kanserini erken fark etmeleri için yapmaları gereken şeyler vardır. Yirmi yaşından büyük bayanlar adetlerinin yedinci ve onuncu günleri arasında göğüslerini el yordamıyla kontrol etmelidirler. Yılda bir iki kez doktora muayene olmaya gitmelilerdir. 40 yaşından büyük olan bayanlar ise hem kontrole gitmeli hem de yılda bir kez mamografi çektirmelilerdir. Kanser teşhisinin konulmasında en başta gelen yöntem mamografidir. Göğüslerin tamamen görüntülenmesini sağlayan bu yöntem kanser teşhisinin konulmasında oldukça etkilidir. Kanser ne kadar erken fark edilirse meme kanseri tedavisi o kadar başarılı olacaktır. Meme kanseri belirtileri çok erken zamanlarda olmayabilir ama bunun takibini mamografi çektirerek yapabilirsiniz. Mamografi çekiminde göğüsleriniz plaka arasına sıkıştırılıyor. Her iki göğsün önden ve yandan görüntüleri alınıyor. Eğer şüpheli bir durum varsa tanı koymak için ek film gerekebiliyor. Meme kanseri teşhisinde kullanılan bir diğer cihaz ise tomosentezli dijital mamografi. Mamografiye benzeyen bu cihazda göğüsler daha az sıkıştırılıyor ve daha teknolojik imkânlar sunuyor bu cihaz. Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?   Meme kanseri olduğunuzu öğrendikten sonra hastalıkla ilgili daha fazla bilgi edinmek istersiniz. Meme kanseri tedavi süreciyle ilgili doktorunuz size bilgi verecektir. Ve sizin bu süreçte aktif rol oynamanız gerekir. Güçlü durmalı ve olumsuz düşüncelere kapılmamanız gerekir. Teşhis konulduktan sonra doktorla yaptığınız görüşmede doktorun söyledikleri pek aklınızda kalmayabilir. O an yaşadığınız şaşkınlık ve stres doktorun söylediklerini aklınıza tutmanıza engel olabilir. Bu nedenle doktorla görüşmeye gittiğinizde yanınızda bir yakınınızın olmasında fayda var. Mümkünse yanınızda not alacağınız materyaller olsun. Doktor size tedavi sürecini anlatırken yapmanız gerekenleri not alabilirsiniz. Meme kanserinde tedavi birkaç aşama şeklinde olur. İlk olarak meme kanseri ameliyatı yapılır. Meme kanseri ameliyatları yapıldıktan sonra meme kanseri kemoterapi yöntemiyle tedavi edilir. Daha sonra meme kanserinde radyoterapi uygulaması yapılır. Daha sonra hormon tedavisi uygulanır ve ardından biyolojik tedavi yapılır. Tedavi yöntemleri iki başlık altında toplanır. Bunlar lokal tedavi ve sistematik tedavidir. Lokal tedavi; içinde ameliyatı ve de radyoterapiyi barındırır. Memedeki kanserin ortadan kaldırılmasını sağlarlar. Meme kanserinin diğer bölgelere yayıldığı durumlarda o bölgelerin kontrolünü sağlamak amacıyla kullanılabilir. Sistematik tedavi; kemoterapi, hormon tedavisi ve de biyolojik tedavi bu kapsam yer alırlar. Bunlar kan yoluyla tüm vücutta kanseri yok etmeye çalışırlar. Genelde ameliyattan sonra kanserin tekrar oluşmasını önlemek için yapılırlar. Bazı durumlarda da ameliyattan önce tümörün küçültülmesi için kullanılırlar. Şimdi kanser tedavisini aşamalrıyla teker teker inceleyelim.
  • Ameliyat
Tümörün alınması için yapılır. Ve birçok ameliyat çeşidi vardır. Memenin alınmadığı ameliyat adından da anlaşılacağı gibi göğsünüzün yerinde kalmasını sağlar. Kanserli hücre alınır fakat göğsünüz alınmaz. Bu çeşit ameliyatta doktorlar lenf bezlerine kanserin bulaşıp bulaşmadığını incelemek için lenf bezlerini çıkarırlar.Bu tür ameliyatta göğsünüze zarar gelmez. Bu ameliyattan sonra her ihtimale karşı göğsünüzde kalmış olabilecek kanser hücrelerinin olmasına karşı radyoterapi uygulanır. Mastektomi bir başka ameliyat şeklidir. Bu ameliyatta koltukaltı lenf bezleriyle birlikte göğsünüz de alınır. Bu tarz ameliyattan sonra da radyoterapi görebilirsiniz. Sentinel lenf bezi biyopsisini takiben cerrahi; bu yöntem ameliyat esnasında tümörün ilk olarak gitme ihtimali olan lenf bezinin çıkarılmasıdır. Kanserin yayılma olasılığının en yüksek olduğu lenf bezi çeşitli yöntemlerle tespit edilir. Ve bundan sonra o lenf bezi ameliyat esnasında çıkartılır. Daha sonra diğer lenf bezlerinde kanserli hücre olup olmadığı araştırılır daha fazla kanserli hücre yoksa başka lenf bezinin çıkarılmasına gerek kalmaz. Lenf bezi çıkarıldıktan sonra doktor tümörü çıkartır ve işlem son bulmuş olur. Koltuk altı diseksiyonu; bu ameliyat kanserli hücrelerin koltukaltı lenf bezlerine bulaşıp bulaşmadığını anlamak için yapılır. Birkaç lenf bezi çıkarılarak mikroskop yardımıyla incelemeler yapılır. Bu işlem kanserli hücrenin çıkarılması esnasında da yapılabilir. Bazı durumlarda göğsün tamamı alınmak zorunda kalınır. Burada kanser ne kadar az hücreye ve lenfe bulaşmışsa o kadar iyidir. O hücreler alınır ve gerekli lenf bezleri alınır. Bu şekilde olursa göğsün tamamının alınması gerek kalmayabilir. bu şekildeki ameliyat yöntemlerinden sonra hastaya radyoterapi uygulanır.
  • Radyoterapi
Bu yöntemde yüksek derecede enerji ışınları kullanılır ve kanser hücrelerinin öldürülmesi sağlanır. İki şekilde yapılabilir. Vücut dışından uygulanabilir. Ya da tümörün içine radyoaktif madde yerleştirilebilir. Bu yöntem genelde ameliyat sonrasında herhangi bir bölgede kalabilecek kanserli hücreleri yok etmek için kullanılır. Nadiren ameliyat öncesinde tümörü küçültmek içinde kullanılabilir. Genel olarak meme kanseri tedavisinde vücut dışından radyoterapi uygulanır. Belirli aralıklarla düzenli olarak hastaya x ışınları uygulanır. Radyoterapi genelde ameliyattan bir ay sonrasında yapılır. 6 veya 7 hafta süresince haftanın 5 günü hasta radyoterapi alır. Çok uzun süren bir işlem değildir. Tedavi her gün birkaç dakika sürer. Ve radyoterapi ağrılı bir yöntem değildir. Genelde hastalar radyoterapi olduktan sonra kendilerini çok halsiz hissederler. Tedavinin etkileri memede şişlik ve de ağırlık hissidir. Tedavinin uygulandığı bölgede güneş yanığı benzeri bir cilt değişikliği olabilir. Ama bunlar geçicidir. Yaklaşık olarak bir yıl sonra bu izler kaybolur.  Radyoterapi olduktan sonra evinizde dinlenmeniz ve hiçbir iş yapmamanız gerekir. Genelde kadınlar bir iş yapmadan duramazlar. Ama kendinizi halsiz hissedeceğinizden dolayı dinlenmeniz en uygunu olacaktır. Işın tedavisi uygulaması kanserli hücrenin hemen yanına radyoaktif çekirdekler yerleştirilerek de yapılır. Bu şekilde kanserli hücre yok edilir. Böylece tekrarlanma olasılığı düşer.  
  • Kemoterapi
Meme kanserinden kemoterapi kanser hücrelerini öldürmek için kan ya da hap yoluyla uygulanır. Kanserde kanserli hücre bulunduğu bölgeden koparak kan dolaşımı yolu ile başka bölgelere yayılabilir. Ve bu hücre her zaman röntgende görülmeyebilir. Bu nedenle böyle bir olay olması ihtimaline karşı kemoterapi uygulanır. Kemoterapide kanser hücrelerini öldürmek için görev alan ilaçlar kan dolaşımına girerler ve vücuda dağılırlar böylece vücudun herhangi bir yerinde bulunan kanserli hücreyi öldürmüş olurlar. Ama bu işlemin iyi yanlarının yanında kötü yanları da vardır. Çünkü kemoterapide kanserli hücreler öldürülürken normal hücrelerde zarar görebiliyor. Bu da siz de halsizlik hissi sağlayabilir. Kemoterapi kanserin yayılmasını büyük oranda engeller.
  • Hormon Tedavisi
Bu tedavinin amacı östrojen hormonunun durdurulmasını sağlar. Östrojen hormonu engellenerek aktif hale gelmesi önlenir. Böylece meme kanseri hücrelerini çoğalması konusunda uyaramaz. Hormonsal tedavi kanser hücrelerinin çoğalmasını engeller. Vücutta herhangi bir kanser hücresinin barınması ihtimalini azaltır. Radyoterapi ve kemoterapide herhangi bir durumda ölmeyen kanser hücreleri varsa bunun telafisi hormon tedavisi esnasında yapılır. Hormon tedavisi sayesinde kanserin tekrarlanma riskini azaltırsınız. Hormonal tedavi yaptırmak için illa ki kanser hastası olmak gerekmiyor. Eğer böyle bir risk altındaysanız bunu engellemek için de hormon tedavisi yaptırabilirsiniz. Genelde meme kanseri tedavisinden sonra kanserin tekrar oluşumunu engellemek için kullanılıyor. Bazı zamanlarda da tümörleri küçültmek için de kullanılabilir. genelde doktorlar radyoterapi ve kemoterapiden sonra hormon tedavisi almanızı önerir. Sizin de bu konuyla ilgili endişeleriniz varsa hormon tedavisiyle ilgili hekiminizden ayrıntılı olarak bilgi alabilirsiniz. Hormon tedavisinin de türleri bulunmaktadır. Genelde dört başlık altında toplanır. Östrojen hormonu hücrelere çoğalma uyarısında bulunur. Ve bu nedenle östrojen hormonu kanserli hücrenin de çoğalmasını sağlar. Hormon tedavisinde östrojen hormonunun aktifliği önlenerek kanser hücrelerinin yayılması engellenir. Menopoza girmeyen bayanlarda östrojen hormonları yumurtalıklar tarafından üretilir. Ama menopoz sonrası bu hormon başka bir hormon tarafından üretilmeye başlanır. Yumurtalık dışında östrojen hormonunun üretiminin azaltılması için bu hormona müdahale edilir. Tedavi sürecine göre hap kullanımı devam eder. Ve bu a kanserin tekrarlanma olasılığı çok büyük oranda düşürür. Bu nedenle bayanların hormon tedavisi yaptırmaları önerilir.
  • Biyolojik Tedavi
Bu tedavi HER2 adı verilen bir tümör çeşidini engellemek için kullanılır. Bu tümör fazlaca proteine sahiptir. Bu tedavi de HER2 tümörünü engeller ve büyümesini durdurur. Biyolojik tedavi vücudun bağışıklık sistemini kullanır. Bu şekilde zararlı olan kanser hücresi engellenerek büyümesi durdurulur. Meme kanseri olan bazı bayanlarda bu yöntem uygulanır. Meme kanseri tedavisinin aşamalarını bu şekilde incelemiş olduk. Meme kanseri konusunda aklınıza takılan soruların cevabını yukarıda bulabilirsiniz umarım. Lenf Kanseri Nedir? Diğer adı “lenf kanseri” olan lenfoma bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenfatik sitemde görülen, özellikle bir tür beyaz kan hücresi olan “lenfositler”i etkileyen bir kanser türüdür. Faklı alt türleri bulunan lenfoma temel olarak “Hodgkin lenfoma” ve “Hodgkin olmayan lenfoma” olarak 2 ana kategoriye ayrılır. Hodgkin olmayan lenfoma (NHL) tüm lenfoma vakalarının çoğunluğunu oluşturmaktadır. Tüm lenfoma türleri, sayısı 100’ü geçen diğer kanser türlerinde olduğu gibi yapısı bozulan hücrelerin tekrar tekrar bölünerek ve yeni hücreler üretildiğinde ölmesi gereken hücrelerin yaşamına devam etmesi, yani hücre yenilenme döngüsünün bozulması neticesinde oluşur. Lenfoma, bağışıklık sisteminin parçalarından biri olan lenfatik sistemden köken alan kanserleri anlatan genel bir terimdir. Lenfomalar; lenf bezi kanseri olarak bilinirler ancak organlarda da lenf bezini tutmadan hastalık ortaya çıkarabilir. Lenfatik sistemdeki hücreler anormal olarak büyür ve diğer organlara yayılabilir. Hastalık genellikle nadirdir ve 15-34 yaş arası erişkinler ile 55 yaş üstü erişkinlerde görülür. Her yıl 100 bin kişilik bir nüfusta yeni 3-4 vaka ortaya çıkar. Lenf Kanseri Belirtileri Nelerdir? Ağrısız bezeler; en sık görülen belirtidir. Lenf bezlerinde oluşan, ağrı vermeyen, genellikle çapı bir santimden fazla olan düğüm şeklinde şişliklerdir. Fark edilme ihtimali en yüksek olan bezeler, boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde çıkar. Bu şişlikler ağrıya veya başka belirtilere yol açmaz, ancak sıklıkla boyutları giderek artar. Lenf düğümlerinin şişmesinin çok sık görülen bir durum olduğu unutulmamalıdır. Lenf düğümlerinde şişme olan kişilerin çok büyük bir kısmında lenfoma dışında tanılar söz konusudur.
  • Sebebi bilinmeyen ateş; ortada hiçbir neden yokken vücut sıcaklığının 38ºC’nin üzerinde olması ve bunun sebebinin açıklanamaması durumudur.
  • Gece terlemesi; hastanın gece yatarken giyilen giysilerin ve çarşafların ıslanmasına neden olacak kadar şiddetli gece terlemesi olduğunu belirtmesidir.
  • Kilo kaybı; altı ay içerisinde vücut ağırlığının %10’undan fazlasının verilmesidir.
  • Sürekli yorgunluk; şiddetli ve devamlı halsizlik veya yorgunluk hali.
  • Öksürük ve nefes darlığı.
  • Deride kaşınma.
Lenf kanserinin belirtileri nelerdir dediğinizde aklınıza ilk olarak gelecek belirtiler yukarıda sıralanmıştır. Bu belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız doktora gidip muayene olmanız gerekir. Lenf Kanseri Belirtileri Nelerdir? Hodgkin lenfoma’da en sık görülen bulgu bir veya daha fazla büyük lenf düğümü varlığıdır. Bu düğümler genellikle ağrısızdır ve en sık boyun, göğsün üst kısmı, karın veya kasıklarda görülür. Lenf Kanseri Evreleri Nelerdir? Lenf kanseri dört evrede incelenmektedir. Birinci evrede tek bir lenf nodu bölgesinde hastalık vardır. İkinci evrede Ya göğüs ya da karın bölgesinde birden fazla bölgedeki lenf bezlerinde hastalık vardır. Üçüncü evrede Hem göğüs hem de  karın bölgesindeki lenf bezlerinde hastalık vardır. Dördüncü evrede Karaciğer, kemik iliği veya akciğer gibi lenf bezleri dışındaki organlarda hastalık vardır. Lenf kanseri evreleri için kullanılan bazı harfler vardır. Tanı sırasında sistemik belirtilerin olması B, olmaması A olarak değerlendirilir. Sistemik belirtiler ateş, gece terlemesi ve kilo kaybıdır. Hastalık lenf düğümünden bir organa yayıldığı zaman ya da hastalık lenfatik sistem dışında bir tek organı tuttuğu zaman E ifadesi kullanılır. Meme Kanseri Ameliyatı Sonrası Destekleyici Tedaviler Psikolojik Tedavi: İnsanlar kanser olduklarını öğrendikten sonra genelde ruhsal çöküntüye girerler. Ve ölümü düşünmeye başlarlar. Kanser olduklarını öğrenmek onlar üzerinde olumsuz etkiler doğurur ve her insan bunu kabullenemez. Kabullenmesi biraz zaman alabilir. Kanser tedavi bakımından da uzun zaman alır. Bu nedenle hasta olan kişi gördüğü tedavilerden etkilenebilir. Hastanın depresyona girmesi muhtemeldir. Ve yapılan araştırmalara göre hastaların depresyona girmeleri hastalıkla mücadele direncini düşürüyor ve hastalığın ilerlemesine sebep oluyor. Bu nedenle tedavinin yapıldığı süreçte hastaya sinir sistemini destekleyici yardımlar yapılmalıdır. Meme kanseri ameliyatı olup göğsünün bir kısmı veya tamamı alınan hastalar bu durumdan daha fazla etkileniyor. Hastanın kötü düşüncelerinden kurtulması sağlanmalıdır. Ruhi destekle hastaya yardım edilemiyorsa, hasta yardımı kabul etmiyorsa tıbbi olarak tedavi uygulanabilir. Uğraş Terapileri: Hastaların kanser tedavisinin etkisinden ve stresinden kurtulabilmek için bir uğraş bulması pek çok psikolog tarafından önerilmektedir. Uğraş terapileri hastanın yapmaktan hoşlandığı alanlarda olmalıdır. Fakat hastanın bedensel olarak çok fazla yorulmaması gerekir. Resim ve seramik yapımı hastaların kendilerini ifade edebilmelerinde içlerini dökebilmelerinde en çok etkili olan sanatlardandır. Meme Kanser Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir? Kanser tedavisi sağlıklı hücre ve dokulara da zarar verebileceğinden istenmeyen yan etkiler de görülmektedir. Belirgin yan etkiler, tedavinin tipi ve büyüklüğüne göre değişmektedir. Bunlar her kadın için veya aynı tedaviyi gören kadınlar için aynı olmayabilir. Aynı hastada, yan etkiler bir tedavi seansından diğer tedavi seansına değişebilir. Doktor, tedavilerin yan etkilerini ve ne yapılması gerektiğini size anlatacaktır. Radyoterapi sırasında meme kanseri olan hasta, özellikle tedavinin sonuna doğru yorgunluk hissedebilir. Bu his tedavi bittikten sonrada devam edebilir. Dinlenmek önemli, ama doktorlar hastalarına genelde olabildiklerince aktif olmalarını önerirler. Tedavi edilen alandaki cildin kırmızı, kuru, hassas ve kaşıntılı olması yaygındır. Meme kanser ve tedavi nedeniyle ağır ve gergin hissedilebilir. Bu problemler zamanla geçer. Tedavinin sonuna doğru cilt nemlenebilir. Bu alanın havayla yeteri kadar temas ettirilmesi cildin iyileşmesine yardımcı olur. Radyasyon gibi kemoterapi de kanser hücreleri gibi normal hücreleri etkileyebilir. Kemoterapinin yan etkileri genelde belli ilaçlara ve doza göre değişir. Genelde anti-kanser ilaçları, çabuk bölünen hücreleri etkiler, bunlar: Kan hücreleri: Bu hücreler enfeksiyonla savaşır, kanın pıhtılaşmasını sağlar ve vücudun diğer bölgelerine oksijen taşır. Kan hücreleri etkilendiğinde, hastalar hastalıklara kolay yakalanır, kendilerini yorgun ve zayıf hissedebilir. Saç köklerindeki hücreler: Kemoterapi saç dökülmesine neden olabilir. Saç uzar ama rengi ve yapısında farklılık olabilir. Sindirim sistemindeki hücreler: Kemoterapi iştahsızlık, bulantı, ishal veya ağız ve dilde yara yapabilir. Bu yan etkilerin birçoğu ilaçlarla kontrol edilebilir.

Meme Kanseri Tedavisi İçin Karanlık Yararlı

Yeni bir araştırmaya göre, fareler üzerinde yapılan deneyler, meme kanseri tedavisinde tamoksifen hormonu içeren ilaçların daha etkili olması için geceleri verilmesi ve karanlıkta uyunması gerektiğini gösteriyor WASHINGTON—New Orleans’taki Tulane Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, tamoksifen direncinin  meme kanserinin tedavisini aksatan önemli sorunlardan biri olduğunu dikkate alarak tedavi döneminde çevresel etkenlerin önemini araştırdı. Araştırma sonucunda geceleri karanlıkta uyumayan hastaların tamoksifen direncinin çok güçlü olduğu belirlendi. Tamoksifen meme kanserine yolaçan kadın hormonlarının kontrol altında tutulmasına yardımcı oluyor. Araştırmacılar kanser tümörü olan fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, geceleri hafif ışıklı ortamda uyuyan kobayların uyku hormonu melatonin salgısının azaldığını gördü. Bu farelerde tümörlerin büyüme hızı, karanlıkta uyuyan kobayların en az üç katıydı. Aydınlık ortamda uyuyan farelerin tamoksifen direncinin en yüksek oranda olduğu belirlendi. Melatonin verilen farelerin tamoksifen direncinin azaldığı tespit edildi. Araştırma sonuçlarını Cancer Research adlı dergide yayınlayan uzmanlar, meme kanseri hastalarında tamoksifenle birlikte melatonun tedavisi yapılmasının standart uygulama haline gelmesinin yararlı olacağını vurguluyor. Ancak doktorlar, göğüs kanseri tedavisi için bu konuda daha çok araştırma yapılması ve yöntemin insanlarda da denenmesi gerektiğine dikkati çekiyor. Bunun için de kanser hastalarına  bu hormon ilaçlarının birlikte verilmesinin ne kadar yararlı olduğunun görülmesi ve ilaçların hangi saatlerde ve nasıl ortamlarda daha iyi sonuç verdiğinin belirlenmesi gerekiyor. Araştırmanın devam ettiğini kanser tedavisine yardımcı olacağı kesinleştiğinde ülkemiz için sağlıklı bir karar verilecektir. Daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek için tıp fakültesi araştırmacıları çalışmalarını sürdürmektedir.

HEMEN BİLGİ AL

Kayıt işlemleri sırasında verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Ümit Tıp Hizmetleri tarafından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metni'nde verilen amaçlarla sınırlı olarak işlemesine, kayıt altına alınmasına ve muhafaza edilmesine aynı zamanda hizmet ilişkisi içerisinde olduğu üçüncü kişiler ile paylaşmasına muvafakat ediyor ve onay veriyorum.
KURUMSAL
Tüm Tıbbi Birimleri ve Uzman Kadrosuyla tam teşekküllü bir hastane olarak Kamu, SGK ve Özel Sigorta hastalarına hizmet vermekteyiz.
+90 232 441 41 70
info@karatashastanesi.com.tr
336 Sok. No:26 Karataş / Konak -İZMİR
BRANŞLARIMIZ
  • Kadın Hastalıkları ve Doğum
  • Kulak Burun Boğaz
  • Genel Cerrahi
  • Dermatoloji
  • Ortopedi ve Travmatoloji
  • Gastroenteroloji
  • Nöroloji
  • Kardiyoloji
  • Göğüs Hastalıkları
  • Psikiyatri
  • İç Hastalıkları (Dahiliye)
  • Üroloji
  • Akupunktur
  • Beslenme ve Diyet
  • Estetik ve Plastik Cerrahi
  • Radyoloji
  • Anestezi ve Reanimasyon
  • Göz Hastalıkları
  • Check Up
  • NEREDEYİZ?